Abdülhamid, Vahdettin falan...

Tarihimizi bilmiyoruz. Tarihimizi bilmediğimizi de bilmiyoruz. Tarihimizi fesli manyaklardan değil akademik unvanları olanlardan öğrenebiliriz. Yaaa tarih çok sıkıcı boooring falan deyip Facebook da önünüze çıkan bazı fotoğrafların üzerine yazılan yazıları gerçek sanıyorsunuz. Sorgulamadan. Ve bu bilgi çağında... Ben iki örnek vereyim merak edenler fazlasını araştırır. Gündeme İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer getirdi. Ben devam edeyim.

II. Abdülhamid, 33 yıl tahtta kaldı. Tarihte İstibdat Dönemi olarak bilinen bu dönem II. Abdülhamid'in hüküm sürdüğü dönemdir. 1878 yılında başlayan istibdat dönemi kesintisiz 30 yıl boyunca sürmüştür. 1908 yılında 2.Meşrutiyetin ilan edilmesi ve Mebuslar Meclisi'nin toplanması ile sona ermiştir. 30 yıl süren bu baskı rejiminde Padişahı eleştirmek yasaklanmış, kitaplar, gazeteler ve dergiler toplatılmış, herkesin herkesi ispiyonladığı "jurnalcılık" teşvik edilmiş, Hafiye Ordusu kurulmuş, ekonomi ciddi şekilde bozulmuştur.

İlk rakı fabrikası, ilk şarap fabrikası ve ilk şampanya fabrikası bu dönemde kurulmuştur. Kendisi “rom” tercih ederdi. Bizzat torunu Osman Ertuğrul televizyonda anlattı: “Dedem rom içerdi, babama söylerdi, bak ben bunu içiyorum, çünkü bu yasak değil, Kuran'a bak, orada şarap diyor, şekerden yapılanın bahsi geçmiyor derdi." İnanılmaz derecede sigara içerdi. Sarayda sadece işi sigara sarmak olan özel ustalar vardı. Bu topraklardaki ilk "kerhaneyi" de açtırdı.

Binlerce yurtseveri Fizan'a Yemen'e sürgün etmiş, zindanlarda boğdurmuş, hafiyeleriyle jurnallerle 33 sene kan kusturmuş, Mısır'ı, Tunus'u, Kıbrıs'ı, Sırbistan'ı, Karadağ'ı, Romanya'yı, toplam 1.5 milyon kilometrekare toprağı kaybetmiş. Daha fazla uzatmayayım meraklıları ayrıntılarını inceleyebilir.

Vahdettin, Sultan Abdülmecid'in 43 çocuğundan 23'üncüsüydü.Tahta geçme ihtimali neredeyse hiç bulunmadığı için, gözden ırak münzevi bir hayat sürmüştü. Hayatın sürprizleri ve milyonda bir tesadüfleri neticesinde 1918 yılında 57 yaşındayken padişah oluverdi.

Tahtta kaldığı 4 yıl boyunca; Milli Mücadele karşıtı 20'den fazla iç isyan çıkarttı. Milli direnişi önlemek için nasihat heyetleri oluşturdu. Kuvayı Milliyetçileri yok etmek için Kuvayı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) kurdu. Ahmet Anzavur'a paşalık rütbesi verip milliyetçilere saldırttı. Türklerin idam fermanı Sevr Antlaşması'nı imzalattı. İstanbul işgal edildi. Meclis-i Mebussan kapatıldı.

Son Padişah Vahdettin, orduyu terhis etti, Atatürk’e idam fermanı çıkardı, İstanbul’un anahtarını İngiliz komutana elleriyle teslim etti, Sakarya Meydan Muharebesi’nin devam ettiği 1 Eylül 1921 tarihinde, Nimed Nevzad Hanım ile beşinci evliliğini Yıldız Sarayı’nda yaptı, son olarak da İngiliz zırhlı savaş gemisiyle kaçtı.

Osmanlı denilince akla hep Fatih Dönemi, Kanuni Dönemi gibi şaşalı dönemler akla geliyor ama maalesef Osmanlı'nın son dönemleri sefalet, mağlubiyet ve aciziyetlerle doludur.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Seedar
Seedar - 2 ay Önce

Güzel kardeşim ne sultan fatih ne kanuni Sultan Süleyman ne sultan 2. Abdulhamit babanın oğlu değil beğenirsin beğenmezsin ama askerlik arkadaşınnış gibi bahsetmen de hiç hoş değil bence adam gibi araştır adam gibi cümleler yaz o bahsettiğin akademik insanlar bile senin uslubunla bir yazı yazmamışlardır.

Darıçayırlı
Darıçayırlı - 2 ay Önce

Sen ne içtin ne bu Osmanlı düşmanlığı sapa samana gelmeyen bu saçma sapan kafana göre yorum yapıyorsun hangi akademisyen yazmış kaynak göster kendini fazla rezil etme