Bitmeyen trafik terörü

Karasu, uzun yıllar “Ölüm yolu” diye bilinen kritik noktalarda meydana gelen kazalarla anıldı. Yollarımız yapıldı, önemli ölçüde kazalar azaldı. Ama ne yazık ki yeni ölüm yollarımız türemeye de devam ediyor.

Başlığımda trafik terörü derken sadece kazaları kast etmedim. Mesela Karasu’da trafikte yapamayacağınız bazı şeyler var. Örneğin, Karasu Kaymakamlığı’ndan ışıklara kadar çift şeritli yolun sağ şeridini asla kullanamazsınız. Çünkü ikinci sıra, her zaman trafik terörü yapan vatandaşın park yeridir. Dörtlüleri yaktın mı her şey sana serbesttir ve yasaldır (!)

Örneğin, eski lunapark mevkii ile ışıklar arasında ve yine ışıklardan lunaparka kadar olan çift şerit yolda da asla sağ şeridi kullanamazsınız. Orası da ücretsiz park şerididir (!) Yak dörtlüyü park et, işini gör. Vatandaş ne yaparsa yapsın boşver.

Işıklardan çarşı merkeze giderken manava kadar olan çift şeridi de kullanamazsınız ne yazık ki. Orası da sağ şerit parka uygundur (!) Yani Karasu’da park sorunu var demeyin, her yer otopark çünkü.

Belediye’nin önüne geldik, ŞOK marketin önü. Bırakın arabanızı oraya da... Zabıtaların başka işi yok, sizin gibilere bekçilik ediyor bol bol. Yazık o arkadaşlara da. Ama zabıta yoksa orası da size ayrılmış bir park alanı (!)

Terminalden Akbank’a kadar olan caddede kenarda mavi şeritli bir alan var ya. İşte orası da otopark aslında. Bakmayın siz bisiklet yolu yazdığına. Park edin gitsin (!)

Karakoldan belediyeye çıkıyorsunuz değil mi? KARSAŞ’ın otoparkına para vermenize hiç gerek yok. Yolun sağ tarafına ikinci sıra park yapmanızda hiç sorun yok. Vatandaşın yolu değilki o alan, sizin park alanınız (!)

Bir de Akbank’tan karakola dönünce, baklavacı amca-dayı yok mu? Onun önü de boylu boyunca park alanıdır. Polis, zabıta “Kalk” derse de dinlemeyin olur mu. Eve ceza gelirse ödersiniz, kimse görmezse bedava park. Biz sıkışıp, sinir küpü olup korna bassak da siz takmayın, bedava…

Sürücülere sitemimizi yaptık, park terörünü dile getirdik. Sıra gelsin ilçemizin otopark sorununa. Sokaklarımız mis gibi oldu, kaldırımlar genişledi, bisiklet yolları çizildi. Eyvallah, elinize, yüreğinize sağlık.,

Fakat her güzel kıyafet her bedene gitmez. Şişman adama en güzel takım elbise de yakışmaz, sıskaya ne giydirsen emanet durur. Her proje her ilçeye gitmiyormuş demek. Sokakları çiçek gibi yapınca kucağımızda nur topu gibi bir park sorunu bulduk. Yaz sezonuyla bu daha da ortaya çıktı.

Adapazarı’nda da aynı tarz sokaklar var. Evet, ama Adapazarı’nda yıkılan o kadar çok bina var ki, sokak aralarında sayısız özel otopark var. Ben, her gittiğimde o parklara bırakıyorum. Günlüğü de en fazla 10-15 lira. Ama Karasu’da Alparslan Türkeş Parkı yanındaki küçük park dışında ve Fatih Köz’ün otoparkı dışında park yok. Kusura bakmayın, merkezden pazar yerine kimse gidemez. Bu hayali aklınızdan geçirmeyin.

Kısacası Karasu’da parklanmanın suyunu çıkardınız. Park alanı yapmadan tek sıra parklanma ile ilçeyi güzelleştirdim sandınız. Ama ne yazık ki bu konuda sınıfta kaldınız. Kimsenin ne sarı çizgiye, ne bisiklet yoluna ne de tek sıra parklanmaya itibar ettiği falan yok. Vatandaşı sinir krizine sokan çift sıra parklanmanın da önüne geçemeyeceksiniz bu ilçede…

ÖLÜM YOLLARINA EDS’Lİ ÇÖZÜM

Çok kez yazdım, dile getirdim. Karasu’ya EDS şart. Bizim insanımız cezadan anlıyor. Hele ki şu pahalılıkta… Parası olan zaten ödüyor, takmıyor kuralları gerçi…

Geçtiğimiz haftalarda Adatepe sapağında yani ÇEKOK mevkiinde bir amcamız motosikletiyle kaza yaptı ve hayatını kaybetti. Öğrendik ki bu alana trafik ışığı yapılması için talepte bulunulmuş Jandarma bu konuda rapor hazırlamış, ama Karayolları’mız talebi reddetmiş. Neticede de amcamız bu yolda feci şekilde hayatını kaybetti. Bu noktaya bir sinyalizasyon sistemi şart. Sıradaki ölümlü kazanın mümessili olmak istemiyorsa Karayolları yetkililerinin bu talebi değerlendirmesi elzem. Gerekçe de şuymuş: Maliyet! İnsan canı ne kadar ucuz peki? Sinyalizasyon sistemi daha mı pahalı?

Karasu’da kaza meydana gelen pek çok nota var. İstanbul ve Ankara Caddeleri’nde mesela, ilçe merkezinde, ilçe girişinde… Bu alanlar EDS ile kontrol edilerek en azından hız yapmanın önüne geçilebilir ve olası kazalar da en aza indirilir. İlçe yöneticilerimizin bu konuda girişimde bulunması artık geldi de çattı. Tabi ilçe basını takip ediyorlar ve sesimizi duyarlarsa…

YORUM EKLE