Gözlüğü getir…

Geçenler ilçemizin değerli öğretmenlerinden Mustafa Çalışkan hocanın bir olayına denk gelince bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum.

Mustafa hocanın görev yaptığı okulda iki küçük delikanlı sudan sebepten kavga etmiş, birinin gözlüğü kırılmıştı. Gözlüğü kırılan çocuğun ailesinin ekonomik durumu iyi olmadığı için çocuk “Ben ne yapacam” diye oturmuş ağlıyormuş. Hoca durumu öğrenince ilçemiz tanınmış gözlükçülerinden birine bu çocuğu götürüp, hoca kendisi karşılamak üzere gözlüğü yenilemesini istemiş. Gözlükçü arkadaş ise hocadan da ücret almadan gözlüğü halletmiş.

Bu gün evlerimizde kullanmadığımız ve asla kullanmayacağımız bazı eşyalar vardır. Hâlbuki bu eşyalar ya da araçların değerlenmesi çok basittir. İlaç, giyim eşyaları ya da başka şeyler…

Gözlük bunlardan biridir. Gözlük kullanan arkadaşlar zamanla göz numaraları değişmesi sebebiyle yani gözlük almaktadır. Genelde de gözlüğü çerçevesiyle beraber değiştirirler. Eskisi de kenarda öylece kalıverir.

Bu kalan gözlük olduğu gibi başkası tarafından kullanılamaz. Ancak çerçevesi kullanılabilir. Çerçeveler de oldukça pahalı.

Durumu iyi olmayan kardeşlerimiz ki, 35 yıllık bir eczacı olarak söyleyeyim, genelde hastalıklar durumu iyi olmayan kesimlerde oluşuyor. Çünkü ya gıdasını alamamış, ya yoksulluk nedeniyle ufak hastalıkları halledememiş, ya da soğukta kalmak zorunda kalmış ısınamamış vb. bildiğiniz sebeplerle hastalığa mahkum olmuştur. Maalesef..

Durumu iyi olmayan kardeşlerimiz için bu gözlükleri uygun gözlükçü arkadaşlara götürülerek durumu iyi olmayanlara verilmek üzere teslim edilebilir. Böylece hem ürünümüz değerlenir, hem de büyük bir ihtiyacı halletmiş oluruz.

YORUM EKLE