Katliam değil de nedir?

Birkaç gün önce, sosyal medyanın gücü sayesinde bir kısa film gösterimine denk gelmiştim, izleyeceklerimden habersiz tıkladım görüntüye...

Ah sevgili Raphy, üzgünüm. Birçoğumuz Raphy’e denk gelmiştir. Üzgün olmam ya da üzgün olmamımız bir işe yarar mı bilinmez, lakin umarım birileri bir şekilde sosyal medyanın gücünü kullanarak bu caniliğe son verilmesini sağlar/ız.

Günümüzde de hayvanlar üzerinde yapılan bilimsel ve deneysel çalışmaların tarihi yüz yıllar öncesine dayanıyor. Gariptir, insan kendi ürettiğinden kendini korumak için başka bir canlıya bedel ödetmektedir, hayvanlar bu durumun kaçınılmaz noktası oluyor. Tüketimin artmasıyla o hayran kalınan kozmetik firmalarının, ızdıraplı deneyimleri daha da artmaya başlamış ve minik dostlarımıza sistematik olarak işkence etmesine olanak sunmuştur.

Elbette kendimizi bildiğimizden beri duş jeli, sabun, deterjan, şampuan, kadınlar için makyaj malzemesi, bakım kremleri ve erkekler için traş solüsyon malzemeleriyle ilişkili olduğumuz kaçınılmaz bir gerçek. Firmalar maalesef ki bu ürünleri üretimden çıktığı gibi bize sunmuyor, olası şikayet ve zararlara karşı bir takım testler yapılıyor. Bu noktada sektörün acımasız işkencesi başlıyor, oysa küçük dostlarımızın yerine farklı alternatifler olmasına rağmen! Çünkü hayvanlar ölmek ya da acı çekmek zorunda değiller.

Deneklere, tıraşlanmış ciltlerine defalarca belki de haftalarda işlem uygulanır ya da bir besinin zararının anlaşılabilmesi için hayvanlar beslenmeye zorlanır. Küçük dostların birçoğu ürünün gözü tahriş edip etmeyeceği testine tabi tutulur, 72 saat süren göz testi, 6 tavşan demektir, eğer etki yüksek ise 3 tavşana düşmektedir, böylece kimyasal maddenin değerlendirilmesi yapılır.
Oysa ki tavşan gözü insan gözünden farklı bir yapıya sahiptir ve testlerin sonuçları hiçbir zaman kesin bilgi vermemektedir. Testten kaçmaya çalışan tavşanların bazıları boyun ve omurgalarını kırarak ölürken, bazıları yaralarla yaşarken, bazıları kör olur ve kaderine terk edilir.


Peki bu ‘katliamın’ bir çözümü yok mu?


Var. Elbette var. Tıpkı bazı firmaların hayvanlar üzerinde yapılan deneyleri reddedip, başka çözümler kullandığı gibi...


Örneğin ‘Eytex’ adında ki sentetik madde üzerinde yapılan testler olumlu sonuçlar verirken, bu alternatif deney kamuoyuna sunulmuştur. Hem kolayca uygulanabilir hem de hayvan deneylerinden çok çok daha insancıldır.


Yine alternatif deney yöntemlerinden; bakteri kültürü, hücre ve doku kültürü, fiziksel-kimyasal testler, görsel işitsel medyalar, yumurta, veri bankaları, bilgisayar ve kadavra testleri gibi bir çok test çeşidi küçük dostlarımızın işkenceli hayatlarına karşı alternatif bir yol sunmaktadır.


Hayvanlara yapılan zulüm ile test edilen ürün tüketiminden kaçınmak için ‘PETA, CCF, LEAPİNG BUNNY’ gibi sitelerden hayvan deneyi yapmayan firma listesine göz atabilirsiniz.


 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serdar Hoca
Serdar Hoca - 3 hafta Önce

Hocam kaleminize sağlık. Yazınız harika olmuş. Raphy ve diğer dostlarımız için hepimiz birlik olmalıyız. Sayenizde bu yazı ile de birçok insana farkındalık yaratmış oluruz.

Semra
Semra - 2 hafta Önce

Arkadaşım çok güzel bir konuya değinmişsin. Bahsettiğin videoya bende denk geldim çok üzücü yasaklanır inşAllah