Bir ülkede farklı görüşlerin hür bir tartışma ortamında ifade edilmesi gerçeğin ortaya çıkması adına bir mecburiyettir.

 

Olup bitenlere karşı duruş sergileyen insanlara anında hain, terörist, FETÖ’cü gibi yaftalamak bir başka cehalettir.

 

Biz, Müslüman’ız inancımız gereği haksızlık yapanın karşısında olmalıyız. Haklının dinine, mezhebine, ırkına bakmaksızın hakkını savunmalıyız.

 

Zamanı geldiğinde konuşmazsak haksızlık karşısın da susarsak, Hz. Ali’nin deyimiyle "Haksızlık karşısında susanlar, haklarıyla birlikte şereflerini de kaybederler” durumuna düşeriz.

 

Konuşmak, tüm varlıklar içinde insana bahşedilmiş en büyük nimettir. Peki konuşmak için nelere dikkat etmeliyiz?

 

Sözün etkili olması için güzel ahlaklı olmak şarttır. Muhatabınızın psikolojisini anlamalı, hassasiyetlerine çok dikkat etmelisiniz.

 

Her şeyden önce karşınızdaki babanız bile olsa  "Emrolunduğunuz gibi dosdoğru olmalısınız” (Hud sur 112)

 

Muhatabınızın değer verdiklerine hürmet ettiklerine asla kötü söz veya hakaret etmemelisiniz. (En'am sur 108)

 

Rabbimiz şöyle buyurur: Ey Rasul, kullarıma söyle insanlara en güzel sözle konuşsunlar yoksa şeytan aralarını bozar. (İsra sur 53)

 

Hiç bir insanı partinize, cemaatınıza, liderinizin yoluna değil, Allah'ın yoluna davet edin.

 

İnsanları Allah'ın yoluna davet edenden güzel sözlü kim vardır. (Fussulet sur 32)

 

Unutmayın! Şeytan insanın en büyük düşmanıdır. Konuşmak güzel sözle konuşmak kalplerdeki ölü hücreleri hareketlendirmek içindir.

 

İnsanı kazanmak zor, kaybetmek kolaydır. Bir insanı kazanan bütün insanlığı kazanır. Rabb’im bizleri basiretli bilinçli ve güzel sözlü kullarından eylesin. Allah'a emanet olun.