Pandora belgeleri ve Türkiye ayağı

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) tarafından 117 ülkede 650 gazetecinin çabasıyla Pandora Belgeleri dünya kamuoyunun bilgisine sunuldu. Dosyalarda 91 ülkeden 35 dünya lideri, 330 politikacıya ait mali bilgiler yer alıyor.

Pandora Belgelerinde Türkiye’den 220’den fazla isim yer alıyor. Bu isimler arasında Türkiye’nin yeni zenginlerinden köklü holding sahiplerine iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin yanı sıra sanat ve spor dünyasından kamuya mal olmuş kişiler de bulunuyor.

Pandora Belgelerine göre, "Beşli Çete" diye anılan yandaş beş firma vergi vermemek için servetini Britanya Virjin Adaları'na aktarmış.

Oysa AKP iktidarı

Cengiz Holding'e 30 kez,

Kolin İnşaat'a 36 kez,

Makyol İnşaat'a 24 kez,

Kalyon Holding ve

Limak İnşaat'a ise 19'ar kez vergi muafiyeti tanımıştı. Bütün ballı devlet ihaleleri dışında silinen vergi borçlarına rağmen bu firmaların varlıklarını vergi cenneti yabancı ülkelere kaçırdığı görülüyor. Demirören ailesinin Londra'da mülkler aldığı, Cumhurbaşkanlığı sarayını yapan firmanın da 220 milyon doları ülke dışına kaçırdığı belgelerde yer alıyor.

Azerbaycan'ın yönetimindeki Aliyev ailesi hakkındaki belgeler de off-shore şirketleri kullanarak gizlice İngiltere'de mülk aldıklarını gösteriyor.

Kafkas ülkesinde yıllardır yolsuzluklarla suçlanan ailenin 17 mülk aldığını ve bunlar arasında 11 yaşındaki oğulları Haydar Aliyev için alınan Londra merkezindeki Mayfair'da bulunan 33 milyon sterlinlik bir ofis olduğu da belgelerde yer alıyor.

Konudan çok uzaklaşmadan ülkemizi ilgilendiren kısmında kalalım. Beş altı tane yandaş firma var. Tüm kamu ihalelerini alan, vergi vermeyen ve bunun karşılığında iktidar propagandası yapan ve seçimlerde iktidar partisini fonlayan bir grup. Dünyada bu iş nasıl yürüyor diye incelerseniz normalde bu firmaların devletten kazandıkları bu parayı tekrar ülkelerine yatırım olarak yapıp iş hacimlerini büyütüp istihdam yaratmaları, ARGE çalışmaları yürütmeleri ve ülkeye döviz girdisi sağlamaları gerekirdi. Bunlar belgelere göre tam aksine paraları yurtdışına kaçırıyor. Yandaş, yandaş olmayı dahi beceremiyor çok ilginç.

Batan geminin malları misal ne koparsak ne kaçırsak kârdır mantığıyla mı hareket ediyorlar yoksa yarın iktidar değişirse bu haksız kazançlara el koyarlar mantığıyla varlıklarını yurtdışına mı kaçırıyorlar bilemiyorum. Her ihtimal birbirinden tehlikeli, olan gene vatandaşın cebine oluyor. Zam üstüne zamlar vatandaşa sefasını tatil ülkelerinde yiyenler başka!

YORUM EKLE