Şehri terk edin kardeşim

Günaydın SATSO... Günaydın Adapazarı… Günaydın Sakarya... BMC yatırımdan vazgeçmiş. Cumhuriyet tarihine kara bir leke daha. Milyonlar çöp oldu. Bu devletin milli varlıkları gömüldü. Sadece açılış için yapılan masraflar bile bu milletin öz varlığıydı. Uçtu gitti. Aylar aylar önce buralardan söylemişiz gitti diye. Hatta yıllar önce iktidarın bir milletvekilinin yaptığımız bir manşet haberden rahatsızlığı kulağımıza gelmişti. Halbuki sadece konuşmasını kopyala yapıştır yapmıştık. Ne oldu şimdi?

Tank paletle ne kadar ayrı tutulmaya çalışılsa da herkes biliyor ki tank paletin karşılığında Karasu yatırımı hızlandırılmıştı. O dönemi hafızlarınızda bir tarayın. Sonuç. Tank palet 25 yıl yok, Karasu’da ki yatırım ise sökülmeye başlandı. Peki gönüller ne istiyor. Aynen şunu istiyor, bu şirketin tüm varlığıyla başta tank palet olmak üzere pılını pırtını toplayıp şehri terk etmesini istiyor. Devleti onlarca lira zarara uğratıp, koskoca bir şehri ve ilçeyi nitelikli bir şekilde kandırıp, dalga geçer gibi “tank paletteki yatırım büyüyerek devam edecek” diyenlerin hak ettiği muamele tam da bu. Hepimizle dalga geçer gibi adeta Arifiye’de ki yatırım devam edecek diyor birde. Yani bize şükredin, biz olmasak orası da olmazdı der gibi. Her ne kadar milliyetçi hareketin bir ferdi olsam da cumhur ittifakını bu konuda en ağır şekilde eleştiriyorum. Çünkü aynı zamanda Sakaryalıyım ve Karasuluyum. Ülkemi nitelikli kandırıp adeta dolandırır gibi davranan, şehrimi ve buradaki insanları kandıran, gelecekle ilgili umutlarını yıkan ve en önemlisi Devlet’e olan inançlarını sarsan bu şirket ve kişileri yakalarından tutup hadi gidin, şehri terk edin denemiyorsa, bunun sebebi iktidardır. Çocukça bir tepki gibi gelebilir ama demek istediğim şu. ‘Kardeşim sen Karasu’dan o ya da bu sebeple vaz mı geçtin. Tamam, Tank Palet’i de bırak git’. Bu denemiyorsa vay bizim halimize.

Sizin gibi birine hiç yakışıyor mu?

Tam BMC ile ilgili konuyu yazarken ve yazımı bu minvalde planlarken sosyal medyada bir tweet gördüm. “Kemal Kılıçdaroğlu’nun umreye gittiğini, peygamber soyundan geldiğini kimse bilmez. Alaşehir'de dedesinin türbesi var. Kureyşan aşiretinden. Peygamber soyundan geliyor.” Bu sözleri söyleyen CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya. Önce inanmadım. Sonra videosunu izledim bir anda kahkaha patlattım. Acaba montaj mı dedim. Malum teknoloji ilerledi, bunu bir AK Partili söyler, bu nasıl olur dedim. Malum, geçmişte bazı örnekler var. Üstüne yorum yapmak istemiyorum. Dini anlamda en hassas olduğum konu budur. Kimsenin nasıl bir dindar olduğunu bilemezsiniz. Kimse kimsenin imanını bilemez. İbadetini sorgulayamaz. Bu cümleleri bu yüzden yorumsuz bırakıyorum. Lakin sadece geçtiğimiz aylar içinde CHP’de dindarlara yönelik söylenen sözler, yapılan işler, muameleler (bakın sadece geçtiğimiz aylar diyorum) peygamber soyundan gelen ve umreye gidecek kadar dindar olan birine yakışıyor mu? Bu kadar dindar ve asil soylu bir kişiye, Marksist Leninist bir terör örgütünün Marksist Leninist vekilleriyle iş birliği yapmak yakışıyor mu? Onlarca Müslümanı katleden, imamları öldüren, mescitleri, camileri yakan bir terör örgütünün dağ fareleriyle iş birliği yapmak bir dindara yakışıyor mu? Tek yorumum bu kadar. Hep söylüyorum yine söylemeye devam edeceğim. Bugünün CHP’si geçmişin Ak Partisini o kadar kıskanıyor, o kadar kıskanıyor ki kendine birebir örnek almış öyle gidiyor. Ne diyelim Allah hidayetlerini artırsın.

YORUM EKLE