Ekonomik istikrarsızlıkla geldiler, ekonomik istikrarsızlıkla gidiyorlar

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Naim Öztürk, Karasu İlçe Teşkilatı’nın 2.Olağan kongresinde bir konuşma yaptı. Günümüz ve geçmiş siyasi dönemlere değinen Öztürk, mevcut iktidara yönelik ifadelerde de bulundu. Öztürk, “Bugün işsizi dahi borçlu hale getirdiler. Her olumsuz olayı dış güçlere bağlıyorlar. Dış güçler, yeni türemedi bin yıldır var. Ekonomik istikrarsızlıkla 2001’de iktidara geldiler, aynı şekilde gidiyorlar” diye konuştu.

Ekonomik istikrarsızlıkla geldiler, ekonomik istikrarsızlıkla gidiyorlar


-

NAİM ÖZTÜRK KARASU'DA KONUŞTU (izle):

...

Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Teşkilatı 2.Olağan Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Naim Öztürk, sözlerine Kurucu Başkan Muammer Adanur’a teşekkür ederek ve seçime tek listeyle girerek bayrağı Adanur’dan devralan Osman Önal’a başarılar dileyerek başladı. Naim Öztürk, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Milli Görüş’ün son temsilcisi Yeniden Refah Partimiz, üç yıl gibi kısa bir sürede 81 ilin 973 ilçesinde ve 50 bine yakın köy ile mahallesinde teşkilatlanmayı tamamlamış ve 300 bin civarı üyeye ulaşmış iktidara namzet bir siyasi partidir.

GELDİKLERİ GİBİ GİDİYORLAR

Bugün ekonomik sıkıntılar, vatandaşımız tarafından iliklerine kadar hissedilmekte. Siyasi bir iktidar sorunumuz olmasa da ortada ekonomik bir sorun olduğu muhakkak. 2001 kriziyle büyük vaatlerle iktidara gelen AK Parti, maalesef20 yılı geçirmiş olsa da vaatlerinin çoğunu yerine getiremedi. Ekonomik istikrarsızlıkla iktidara gelen AK Parti, bugün yine bir ekonomik istikrarsızlıkla siyasi tarihe gömülmek üzere.

Güzel icraatlarda da bulundular. İmam hatiplerin açılması, Kur’an kurslarının açılması, askeri vesaitin kaldırılması, kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması, yol ve köprülerin yapılması gibi. Ancak sürecin sonuna gelindiğinde çok hata ve yanlış icraatın yapıldığını ortaya koyuyor.

HERKESİ BORÇLANDIRDILAR

Önce devleti borçlandırmışlar, sonra sanayiyi ve kamuyu borçlandırmışlar. Özel sektörü, çiftçiyi, hatta öğrenciyi ve işsizi bile borçlandırmışsınız. Devlet yönettiklerini söylüyorlar, her şeyi dış güçlere bağlıyorlar. Kusura bakmayın ama bu Anadolu topraklarında tam bin yıldır dış güçler sorunu var. Yeni bir durum gibi dillendirmeyin.

Hizmeti parayla satar duruma getirdiler. Otobanı satamazsınız, köprüyü satamazsınız, alınan vergi karşılığında bu hizmeti halka bedava verme zorunluluğunuz var. Ama bunu hayal etmek mümkün bile değil. Sürecin burasına gelince iyi icraatlar hatırlanamıyor.

GEÇİŞ GARANTİSİ ZARAR ETTİRİYOR

Kütahya’da havaalanı yaptırdılar, yolcu garantili. 109 bin yolcu garantisi vermişler, bin 304 yolcu kullanmış havaalanını. Yüzde 98 zarar edilmiş. 1915 Çanakkale Köprüsü yaptılar, güzel hizmet. Ama onu da araç geçiş garantisi vermişler. 16,4 milyon araç garantisi verilmiş, bir yılda 4 milyon araç olmamış. Yine zarar ettirdiler devletimizi.

SADECE EKONOMİK ÇÖKÜNTÜ YOK

Son 75 yılda 760 bin çift boşanırken AK Parti’nin son 15 yıllık döneminde 1 milyon 850 bin çift boşanmış. Aile ve toplumda huzur kalmamış. Fuhuşu yüzde 750 arttırdılar. Uyuşturucu ortaokul çağına inmiş. Devlet eliyle kumar oynatıyorlar. 120 cezaevi yaptılar, hepsi dolu, müşterisi hazır. Mahkumlar vardiyayla uyuyor, çünkü yer yok. 55 bin mahkumu yer yok diye dışarıya saldılar.

Borçla herkes devlet yönetir. Mesele borç ve kredi almadan, milletin borcunu arttırmadan yönetebilmek. AK Parti iktidarının bundan önceki 50 yıllık iktidarlardan bir farkı yok. Tek fark jargonda, söylemde. Muhafazakar yapıya dokunuyorlar.

ÇÖKÜŞ BAŞLADI

Düşman olduğunuz İsrail ile bugün barışma yolları arıyorsunuz. Aranız iyi olunca Amerika’dan İngiltere’den sermaye girişi olur diye umut ediyorsunuz. Kurulduktan sonra zirveye çıkan ve zirveden çöküşe geçen partiler gibi AK Parti de çöküşe geçmiştir ve bu durdurulamaz”

KarasuHaberleri.com - Nevtan Angün'ün haberi

Güncelleme Tarihi: 15 Şubat 2022, 13:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Uysal
Ali Uysal - 8 ay Önce

Acaba yasalar, namusuyla şerefiyle yaşayan, kurallara uyan kişilere zulüm etmek için mi yapılmıştır. Nerede gariban var, ezilen hep o'dur. Nerede hırsızlık, dolandırıcılık var, cezasını çeken hep garibandır. Büyük sirketler her türlü dalaverelerle ihale alıyor, sırf onlar daha fazla kazansın diye ezilen halk oluyor. Ticaret hayatında sonunda hiç zarar etmeyeceğini bilerek iş almak anca bu ihalelerde oluyor. Oh ne ala. Hangi esnaf zarar etmeyeceğini bilebilir ki? Ticarette her şey olabilir. Ama ihale alıyorsan hiç riskin yok. Zarar mı edeceksin köprüye zam yap, kimse geçmedi mi devletten al. Hastane de hasta mı az geldi, devlet farkı ödesin. Elektrik telleri mi koptu, çalışan eleman sayısı mı arttı, vatandaş ne güne duruyor hepsini karşılasın. Oh oh ne güzel zenginlik ya hu. Adalet bazılarına hizmet etmek için var sadece. İmamların bile torpille atanmaya çalışıldığı bir sistemden ne beklenir ki? Bu bile göz göre ortaya çıkıyor. Adamlara bir şey diyen yok. Dekan, karısını işe almak için bir tek adını söylemeden tum özelliklerini şartnameye yazıyor, ortaya çıkınca en iyisini o yapar diye aldım diyor. Yine bir şey yok. Bir başkan yakın beş akrabamı işe almışım çok mu, başkası dünyayı götürüyor diyor medyaya. Ama sonuç hiç bir şey... Yola aynen devam. Bana mı tuhaf geliyor yoksa bir tesadüf mü? Acaba neden tam da bazılarının gider ayak yapmış olduğu kararlar doğrultusunda, dolar katlanır. Neden ihale verilmiş bütün özel şirketlerin karına kâr katma amacına gidilir. Sonu hayır olsun demek isterim ama sonumuz hiç de hayır değil gibi duruyor.

SIRADAKİ HABER