Soytarının kalemindeki gökyüzü

Bir parça yağmursun hayatta, insana hep yüreğinden nasıl olduğunu sor, o zaman ellerinde kalsın çiçekler…

Kıyımdakiler denize dökülüveriyor, amaç edindiklerim kaygılarım hedeflerim hepsi kan ter içindeler savaşmaktan sessiz içim, belki de hesapsızım gülümsemekten yetinmiş…

Hem siz hiç gözyaşların içinde bir deli gördünüz mü? İşte o zaman dünya kaybetmiştir. Galiba artık çocukların prangalı olduğu bir yeryüzüyüz…

Belki de benim kalbim kötü hatta içim kötü benim ki hep siyah kargaların la la la şarkısı ile güne merhaba deyiveriyorum işte, sen ise hala beni hala beni akıllı mı sanıyorsun boş veresene böyle oldukça çirkin ne hesap ki ellerimdeki kan da ne bedel zaten içimdeki siyah kelebekler oldukça şen şakrak tıpkı jokerin gülümsemesi gibi belki de joker kötü olmasaydı batman kahraman değil siyah adam olacaktı…

İyilik boşuna bu dünyaya çünkü baloncu amca delirmiş ki bütün balonları denizin üstünde ve artık içimdeki çocuğu ağlamalarını çukurdaki bir duvar yazısına bıraktım tıpkı adaletin olduğu gibi.

Bende yazı verdim aklımdaki çöplükleri sizde yaşayıverin dünyanın pisliklerini ama her daim sessiz kalın yetişmesin çığlıklara siren sesleri…

Şimdi kalk pencere kenarına git bak benim kalemindeki gökyüzüne değil gerçekteki katil gökyüzüne sarıl hatta aşık ol belki de o zaman içindeki kral çocuk koşar o topun peşinden ve ayrıca kelimelerim saçma sapan değil gerçeklerin keskinliği…

YORUM EKLE