Türk milleti tarih boyunca yaşamış en şerefli milletlerin başında gelir. Çünkü tarih boyunca hiçbir zaman başka milletleri uşak olarak kullanmamış, köleleştirmemiş, sömürmemiş ve katletmemiştir. İşte tam da bu yüzden yıllardır tarihleri lekeli, karanlık ve suçla dolu bütün yabancı Devletler bizi soykırım ile yaftalamaya çalışıyorlar. Bu kadar temiz ve şerefli olmamızdan çok büyük rahatsızlık duyuyorlar. Hatta bunu tarihçiler halletsin, gelin yerinde kanıtlansın dendiğinde de hep kaçmışlar, kulaklarını tıkamışlardır. Çünkü bizden daha iyi biliyorlar Ermeni soykırımından ziyade, o yıllarda Ermeni hainler ve teröristler tarafından Türk katliamları yapıldığını. Ama bu yabancı Devletlere kuru laf söylemenin ya da siz kimsiniz demenin bir faydası yok. Onlar düşmanlılarının gereğini yapıyorlar. Türk Devletini ve Türk milletini nasıl köşeye sıkıştırırız onun derdindeler.

Asıl içimizde böyle düşünenler var. Onların derdi ne işte bunu anlamıyoruz. Anlıyoruz da işte ‘lafın gelişi anlamıyoruz’. Örneğin biz Kürtlerin temsilcisiyiz diye siyaset yapan ama özde terör örgütünün uzantısı olmaktan bir adım öteye geçemeyen malum siyasi oluşumun ‘Ermeni soykırımı utancıyla yüzleşin’ demesi aslında onlarla ilgili yıllardır söylediklerimizi haklı çıkartıyor değil mi? Ne gibi?

Örneğin Kürtlerin temsilcisi değiller. Çünkü olsalar Ermeniler tarafından o yıllarda topluca yakılan, katledilen Kürtleri savunurlar.

Örneğin bunlar özünde Kürt bile değiller. Ermeniler. İlk olarak Hınçak ve Taşnak, ardından asala, son olarak pkk olarak karşımıza evrimleşmiş Ermeni terörist olduklarını kanıtladılar.

Örneğin bunlar aslında özgürlük, siyaset ve demokrasi aşığı değiller. Tamamen Türk devletine ve Türk Milletine düşmanlık için her şeyi yapacak hainler.

Ama suç bunlarda da değil. Gökten zembille inmediler. Bunlara zamanında ve günümüzde göz yumanlarda. Açılım diye başımıza çıkartanlarda, Ermeniler kırılmasın diye milli maçta Azerbaycan bayrağı toplatanlarda, sırf meclise girsin diye ‘her evden bir oy bunlara’ propagandası yapanlarda, 23 Nisan’da bilin bakalım 1 gün sonra tarih ne deyip kendi milletini soykırımla suçlama aşağılı gösterenleri hala il başkanı olarak o koltukta tutanlarda, televizyonlara çıkartanlarda, ittifak yok yok deyip ittifak yapanlarda. Bunları şımartıp piyasaya salanlarda suç. Zamanında özür kampanyası, özür yürüyüşleri yapanlarda suç. Kendi ecdadından, topluca yakılan, gömülen ecdadından bir kez özür dilemeyip; yalanlarla soykırım düzmecesi oluşturanlardan, özür peşine düşenlerde bu suç.

Bu kadar suçlu varken, suçunu affettirmeye çalışanların sayısının bu kadar az olması sorunun temeli olmuyor mu şimdi? Karabağ’a bakın örneğin. Kanıt orada. Nasıl işgal edilmişti? Katliamlar nasıldı? Ya da Kıbrıs. Kanlı Noel’i hatırlayın. Peki biz Karabağ’ı nasıl aldık, Kıbrıs’ı nasıl aldık? Bir tek katliam ve sivil kaybı olmadan. İşte biz bu kadar şerefli bir milletiz. Ve bu şereften zerrece payını almamışlarla zaman kaybediyoruz.

Kim iktidar, kim muhalefet bunun hiç önemi yok. Bu hepsinin üzerinde bir şey. Yarın isimler, partiler, iktidarlar değişir. Ama bu iş böyle giderse olaylar değişmez. Önce herkes kendi kapısını temizlemeli. Söz meclisten dışarı. Ya da içeri. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır ya. İşte bu misal.