Tuza dikkat haftası

Türk Gıda Kodeksi Sofra ve Gıda Sanayi Tuz Tebliği’ne göre; ana maddesi sodyum klorür olan ham tuzdan insan tüketimine uygun nitelikte üretilen madde tuz olarak adlandırılır. Tuz, besinlerin bileşiminde bulunduğu gibi, göllerden, denizlerden ve kayalardan saf olarak da elde edilir. Lezzet verici olduğu kadar, sodyum ve klor gereksiniminin karşılanması için de önemlidir. Ayrıca ülkemizde tuzlar iyotla zenginleştirildiğinden tiroid problemlerini azaltan iyotun yetersizliğinin önlenmesinde de tuzun etkisi vardır.

Türkiye Beslenme Sağlık Araştırması-2017 verilerine göre; erkeklerde günlük tuz tüketimi ortalama 11,9 gram, kadınlarda 8,2 gramdır. Günlük maksimum tuz tüketimi 1 çay kaşığı yani 5-6 gram olmalıdır. Bu çalışma gösteriyor ki Türkiye’de tuz tüketimi olması gerekenin neredeyse iki katıdır.

Tuzun gereğinden fazla tüketilmesi “ödem” denilen şişkinliklerin oluşmasında baş etkendir. Ayrıca aşırı tuz tüketimi kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları ve hipertansiyona neden olur. Son çalışmalar fazla tuzun bağırsaklardaki probiyotik dediğimiz iyi bakterilerin de sayısını azalttığını göstermektedir.

Son dönemde iyotlu tuz yerine himalaya tuzu, kaya tuzu, pembe tuz gibi tuzların kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu tuzların da ana maddesi sodyumdur ve içerdiği az miktardaki yararlı minerallerin fayda sağlaması için yüksek miktarda tüketilmeleri gerekmektedir. Bu durumda mineral alayım derken sodyum da fazla alındığı için yine sağlık için zararlı bir durum ortaya çıkar. Farklı olarak epsom tuzu; tuz olarak adlandırılmasına rağmen magnezyum içerir. Magnezyum sülfat bileşiği olan epsom tuzunun stres azaltıcı, kabızlık giderici, detoksifiye edici özellikleri vardır. Ama tuz yerine yemeklerde kullanılabilecek bir ürün değildir. Kullanım için uzman tavsiyesine başvurulmalıdır.

Tuz Tüketimini Azaltmak İçin:

Besinlere sonradan tuz eklemeyin,

Sofrada tuzluk bulundurmayın,

Ambalajlı besinlerin etiketinde yer alan monosodyum glutamat(MSG), sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu koruyucu ve katkı maddelerinin tüketimine dikkat edin,

Yemeklerin tadına bakmadan tuz kullanma alışkanlığından vazgeçin, Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcıları tuz yerine tercih edin,

Turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu, salata sosları vb. yiyeceklerin tuz içeriği yüksektir. Bu besinlerden uzak durun, Kuruyemişleri kavrulmamış, çiğ tercih edin, Taze sebze ve meyve tüketimini arttırın, maden suları kaynağına göre farklı miktarlarda çözünmüş halde yapısında; sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve alüminyum olmak üzere çok sayıda mineral ve doğal gaz içermektedir. Bu nedenle satın aldığınız maden sularının sodyum içeriğini etiketinden kontrol edin.

YORUM EKLE