Yasaksa çıkma kardeşim

Karasu’da, Koronavirüs’le mücadele kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasında, Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri cadde ve sokaklarda kontrol noktaları kurarak denetimlerini sıklaştırdı.

Mücadele kapsamında polis ekiplerinin çalışmalarının sıklaştırdığı ve denetimlerin artacağı noktasında sürekli anonslar yapıldı ve halen yapılmaya da devam ediliyor. Buraya kadar hemfikiriz.

1- Sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği için aracı ile kasaba gelen, ceza yazılan vatandaş, polise bağırarak, “En güzel kasap bu, başka bir yerden almıyorum” diyerek göğsünü kabartarak yükselen de var.

2- “Ben de boş adam değilim. Bu cezayı bozdururum” diyerek kabadayılık taslayan da var.

3- Ceza yememek için yalandan yere “Ekmek almaya girdim kardeşim markete” diyen de var.

Hangisi problemli derseniz hepsinde ayrı problem var der geçeriz sonra da suçlu ve hatalı yine polis memurları olur, gazeteciler olur.

Yasaksa çıkmayacaksın kardeşim

Her zaman ve her yerde değindiğim tek bir şey üslup sorunumuzun her zaman devam ettiğidir.

Üslubumuzu düzeltmediğimiz takdirde ne bir sonuca varabiliriz ne de problemi çözüme kavuşturabiliriz.

Sen yükselerek bir adım atarsan karşında çözüm noktasında hiçbir sonuç bulamadan evine dönersin. Güzel güzel konuşup derdini aktardığın takdirde sen de karşındaki polis memuru da anlayışlı olup sorunu ortak bir şekilde çözüme kavuşturabilirsiniz. Bu çok zor bir şey değil.

Diğer bir problemimiz ise her şeyden önce ceza yememek için insanımızın azında alışkanlık yapan “ekmek almaya gidiyorum” cümlesi. Sokakta dolaşan vatandaşların yüzde sekseninin elinde bir ekmek tüm Karasu’yu dolaşıyor.

Kimse farkında değil ve giderek daha zor günlerin geldiği anlaşılmalı artık.

O maskenin nereye takılacağını defalarca uyardığımız ve anlattığımız takdirde o maskeler halen kollarda, ceplerde, burun açık çenelerde takılı duruyor. Kardeşim senin yüzünden milyonlarca insan pandemiden dolayı iş yerlerini açamıyor çalışamıyor evine ekmek götüremiyor. Senin keyfin kederin için uçuruma sürükleniyoruz.

Ben virüslü değilim çıkarım diyerek o vicdanlarınızı rahatlatmayın artık. Ben basın mensubu olduğum halde, serbest olduğum halde yasaklara normal vatandaşlar gibi kendimi ayırt etmeden yasaklara uyuyorsam sende uyacaksın.

Markette çalışan arkadaşlarımız mevcut. Bire bir sohbetlerimizde markette çalışan arkadaşım bana “Polisten, bekçiden kaçmak için yalandan yere markete giren o kadar çok vatandaş var ki aklın hayalin durur. Polisten kaçmak için mecbur kalıyor markete dalıyorlar, bir çikolata alıp çıkıyorlar yalandan yere” diyor.

Bu durumda ne yapılması gerekiyor bilmiyoruz ancak, hafta sonu ne market, ne bakkal ne de başka bir işyeri açılmamalıdır.

2 günde ne bir ekmek bayatlar ne de aç kalınır. Tam bir sene, koskocaman bir sene bu virüsle mücadele ediliyor. Sonuç hiçbir şey, daha da devam edeceği gözler önünde.

Yasaklarda kabadayılık taslayarak gezmeye devam edersek, mesafeye ve temizliğe dikkat etmeksek seneler de geçse bu illetten kurtulamayız.

O sokakta başıboş gezerek uyarıları dikkate almayan herkes milyonlarca insanın hakkına da giriyor. Hani diyorsunuz ya hak hukuk adalet. Hadi sağlayın hak hukuk adaleti…’

YORUM EKLE