Aşk çiçeği

Aybüke Yıldız'ın "Aşk çiçeği" başlıklı köşe yazısı

Kimi özlediğini anımsamak,
tenini, kokusunu ve sesini ezberlemek…

Zifiri bulanık zihnimde onun sesinin gölgesi her yerime bulaşıyor.

Onu sevmeye çabalamak, bana olan öfkenin bedeli. Beni özlemeyen bir adam için çırpınmam, o aşkı bilmediğimden olsa gerek.

Gözlerine yansıyan sahte ilgi, saçlarımın kefareti oldu. Gitmem gerek.

Zamanın dengesi hep vardır ve mum doğru zamanda tükenecek. Anılara kalan her suretin aslında hayatımda vadesi tükenmişti. Özlemek değildi tamamen içimdeki; sadece ahmaklık ve son kez sevdiğimi, sevildiğimi sanmaktı.

“Aşk ve ruh eşim beni bulacak ve ben de onu.”

Kokusunu o zamana bırakıp gidiyorum. Artık öğrendim sevmenin ne olduğunu; sevmek, kalbimde dans eden ruha asla kızmamakmış. Hayal meyal kalan o isim sadece o yaşımdan geçen bir yolcunun adıdır.

Gitmek kaçmak değil sadece doğru olan aşkı tercih etmekti tabi çabanın iki taraflı olduğu sevgi.

“Bu hayatta merhametli insanları sevin.”

Albayım o geçmiş zamanı anımsamak, hatta konuşmak epey sıkıcı,

Ruhum dengeleniyor ve ilahi güce güveniyorum.

Şiirlerimde dans etmek delice; saçlarım savruluyor her bir kelimeme ve aşk tenime yansıyor. Aynadaki kadın, artık sevildiğini anlayan bir şair.

İlmek ilmek yazmak şiirlerime aşkı; tamamen hep kurgusaldır.

Mum bitti, aşk sandığım sanrı geçti.

{ "vars": { "account": "G-YL44BW7VWJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }