Atabey

Aybüke Yıldız'ın "Atabey" başlıklı köşe yazısı

“Hiç sevilmeyen birinin, hiç kavuşamadığına vedası bu.”

Kesin olan bir unutulmuşluk beni hissizleştirdi.

Sesini anımsamıyorum. Anlatamıyorum; zehirli bir duygu değilsin artık, koca bir boşluk ile karşı karşıyayım.

Anlatamadığım bir yaşanmışlık.

“Kimi anılar hatırda kalır” derdim ama sana ait hiçbir zırvalık yok. Kokunu unuttum. Vedalaşılmış hiçbir duygu ile tekrar bağ kuramazsın ama gözlerine denk gelmem, şiirlerin etkisine dahil oluyor.

Seni sevmek değil; ama sana denk gelmem, sanki gözlerimi kapatıp hafif bir tebessüm ile geçmişe dolanan bir zımbırtı gibi acı veriyor.

Aşık olduğunu görmek şairin vicdanıydı ve mutlu olman en güzel temennimdi; aşka kavuşman güzel. Bazen insan, sadece bakıp geçip gidenlerden olmak için tanışır.

Sen bana sevgiyi şiirlerime mühürlettin, ben de senin kalbine aşkı anımsattım. Sana sarılmak ve ruhun ile dans etmelerimiz artık yıllar önceye kaldı.

Aşk oldukça parlar.

Sesini duyduğumda hatırımda kalamadığını anladım. Duygularım sende büyüdü ve bana kendimi sevmenin ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Hala aşka inanıyorum; dediğin gibi: “Kalbim beyaz kelebekler kadar aşka ait.”

“Teşekkür ederim.”

Biz kaybolduk ama yıldızlarımız denk kaldı.

“Son cümle şu: Hiç kavuşmadan veda ediliyor, Albayım.”

{ "vars": { "account": "G-YL44BW7VWJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }