Karasu’da balıkçılar her av sezonuna umutla başlıyor. Tekneler hazırlanıyor, ağlar onarılıyor, denizden gelecek bereket bekleniyor. Fakat yıllardır değişmeyen bir soru da onlarla birlikte yeni sezona giriyor: Balıkçılar denize güvenle nasıl çıkacak, av dönüşünde nereye sığınacak?
Bu yıl da aynı soruyu konuşuyoruz
Eylül ayının başında Karasu Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atilla Bıçakcı ve bölgedeki balıkçılar, Sakarya Nehri’nin denize döküldüğü noktadaki sığlaşmaya ve balıkçı barınağı eksikliğine dikkat çekti. Balıkçılar, nehir ağzından giriş çıkışın özellikle bazı tekneler için güçleştiğini anlatıyor. Sorun artık yalnızca av verimini değil, çalışma güvenliğini de ilgilendiriyor.
Karasu Limanı’nın adını duyan biri, ilçedeki balıkçıların da güvenli bir limana sahip olduğunu düşünebilir. Oysa ticari liman ile balıkçıların ihtiyaç duyduğu barınak aynı şey değil. Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporunda, Yenimahalle’de Sakarya Nehri ağzındaki alanın balıkçılar tarafından doğal barınma alanı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Aynı rapor, Yenimahalle Balıkçı Barınağı Projesi’nin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yatırım planları kapsamında yürütüldüğünü de kaydediyor.
Demek ki ortada yalnızca balıkçıların dile getirdiği bir ihtiyaç yok. Resmi kayıtlara girmiş bir ihtiyaç ve adı konmuş bir proje var. Şimdi kamuoyunun bilmek istediği şey, bu projenin hangi aşamada olduğu
Karasu’daki balıkçılık sadece denize açılan teknelerden ibaret değil. O teknelerin arkasında geçimini denizden sağlayan aileler, pazara balık taşıyan insanlar ve av sezonunu bekleyen esnaf var. Teknenin güvenle çıkamadığı, dönüşte hava şartları yüzünden endişe yaşandığı bir yerde “Bereketli sezon olsun” demek tek başına yetmiyor.
Üstelik mesele, balık varsa çözülmüş sayılacak bir mesele değil. Denizde balık bolluğu olsa bile onu kıyıya güvenle getirecek koşullar yoksa sevinç eksik kalır. Balıkçının beklentisi ayrıcalık değil; mesleğini yaparken güvenli bir çıkış ve dönüş imkanı.
Nehir ağzındaki sığlaşma konusunda da kamuoyuna açık, anlaşılır bilgi gerekiyor. Bugünkü durum nedir? Ölçümler hangi aralıklarla yapılıyor? Kısa vadede güvenli geçiş için hangi çalışmalar planlanıyor? Kalıcı barınak yapılana kadar balıkçılara nasıl bir çözüm sunulacak?
Bu soruların cevabı, yalnızca bir kurumun kısa açıklamasından ibaret olmamalı. Balıkçılarla aynı masada konuşulmalı; projenin durumu, sorumlu kurumlar ve öngörülen takvim açıkça paylaşılmalı. Çünkü belirsizlik uzadıkça her yeni av sezonu, aynı taleplerin yeniden gündeme geldiği bir sezona dönüşüyor.
Elbette nehir ağzı ve kıyıdaki böyle bir çalışma teknik inceleme gerektirir. Nasıl bir düzenlemenin kalıcı olacağına, hangi müdahalenin güvenli ve uygun olduğuna uzmanlar karar vermeli. Köşe yazısından mühendislik projesi çıkmaz. Ama kamuoyu adına şu talep açıkça dile getirilebilir: Balıkçılar için geçici güvenlik tedbirleri ile kalıcı barınak projesinin yol haritası açıklansın.
Karasu’da yapılan her yatırımın değeri var. Ancak bir ilçenin gelişimini konuşurken, yıllardır o ilçede çalışan insanların temel ihtiyacını da görmeliyiz. Balıkçılar sezon başında yalnızca bol av dilemek istemiyor. Denize çıkarken ve eve dönerken içleri rahat olsun istiyor.