Bayram; sadece takvim yapraklarında yazan bir tarih değildir. Bayram, insanın insana yeniden “kardeşim” diyebildiği gündür. Küskünlerin barıştığı, büyüklerin ellerinin öpüldüğü, çocukların gözlerinin parladığı gündür. Bayram, aynı gökyüzünün altında yaşadığımızı hatırladığımız gündür.
Karasu’da bayram sabahlarının ayrı bir güzelliği vardır. Sahilden esen hafif rüzgar, camilerden yükselen tekbirler, sokaklarda yankılanan çocuk sesleri… Denizin tuzlu kokusuna karışan bayram sevinci, bu şehre has bir huzur bırakır. Belki de bu yüzden Karasu’da bayram, sadece bir gün değil; bir duygu halidir.
Ramazan boyunca iftar sofralarında bir araya geldik. Kimi zaman sade bir sofrada, kimi zaman kalabalık bir masada… Ama hep aynı niyetle, paylaşmak. Çünkü biliyoruz ki paylaşılan lokma küçülmez, büyür. Paylaşılan dert azalır, sevinç çoğalır. Bu ay bize bir kez daha gösterdi ki asıl zenginlik; gönül zenginliğidir.
Bayram ise bu zenginliğin taçlandığı gündür.
Ancak bayramın anlamı sadece sevinmek değildir. Bayram; hatırlamaktır. Kapısını çalamadığımız yaşlı komşumuzu hatırlamaktır. Uzun zamandır aramadığımız bir dostu hatırlamaktır. Yetimi, ihtiyaç sahibini, yalnız yaşayan bir büyüğü hatırlamaktır. Çünkü bayram, en çok da unutulanların kapısını çaldığımızda bayram olur.
Karasu büyüyor. Nüfus artıyor, yeni insanlar bu şehre yerleşiyor. Ama büyürken kaybetmememiz gereken bir şey var: Komşuluk. Selamlaşma. Hal hatır sorma kültürü. Bayram, bu kültürü yeniden canlandırmak için en güzel fırsattır. Belki bir kapı çalmak, belki bir telefon açmak, belki bir mesaj göndermek… Küçük görünen ama büyük anlam taşıyan adımlar.
Unutmayalım ki bir şehri şehir yapan binalar değil, insanlar arasındaki bağdır.
Ramazan boyunca sabrı öğrendik. Açlığın ne demek olduğunu hissettik. Suya uzanan elin kıymetini bildik. Bu bilinç bayramdan sonra da sürmeli. Çünkü bayram; sadece üç günlük bir mutluluk değil, bir ahlak duruşudur. Bayram; yılın geri kalanına da taşınması gereken bir merhamet halidir.
Bugün çocukların yüzünü güldürelim. Onlara sadece harçlık değil, güzel bir hatıra verelim. Büyüklerimizin duasını alalım. Aramızdaki kırgınlıkları eritelim. Çünkü hayat kısa, kırgınlık uzun; ama bayram kısa, barış kalıcıdır.
Karasu, geçmişten bugüne dayanışma kültürüyle ayakta kalmış bir yer. Zor günler gördü, fırtınalar atlattı. Ama her defasında bir araya gelmeyi bildi. İşte bayram, o birlik ruhunu yeniden hatırlama zamanıdır. Bu bayram; evlerimize huzur, sofralarımıza bereket, kalplerimize yumuşaklık getirsin. Şehrimizin sokaklarında daha çok tebessüm, daha çok selam, daha çok anlayış olsun.
Kırgınlıkların değil, kardeşliğin konuşulduğu…
Öfkenin değil, merhametin büyüdüğü…
Yalnızlığın değil, dayanışmanın çoğaldığı bir bayram olsun…
Başta Karasulu hemşehrilerim olmak üzere, tüm İslam aleminin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.