Birlikte başlayalım

Hasret Aksoy'un "Birlikte başlayalım" başlıklı köşe yazısı

Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Evlerde tatlı bir telaş başladı… Defterler, kalemler, çantalar, okul kıyafetleri, ayakkabılar hazırlanıyor. Her anne baba, çocuğunun yeni eğitim-öğretim yılına en güzel şekilde başlamasını istiyor. Bu heyecan, şüphesiz her çocuğun hakkı…

Ancak madalyonun diğer yüzünde, bu hazırlıkları yapma imkânı olmayan aileler ve çocuklar da var.

Hepimiz zaman zaman buna bizzat şahit oluyoruz. Okula yeterli kırtasiye malzemesi olmadan gelen, eskiyen ayakkabısını değiştiremeyen, temiz ve yeni bir okul kıyafetine ihtiyaç duyan çocuklarımız var. Daha da önemlisi, gün içerisinde yeterli gıdaya ulaşmakta zorlanan öğrencilerimizin bulunduğunu da biliyoruz.

İşte tam da bu noktada, velilerimize, okul aile birliklerimize, okul yönetimlerimize ve imkanı olan herkese bir temennim ve çağrım var:

Bu yıl okul alışverişi yaparken sadece kendi evladımızı değil, başka bir çocuğun ihtiyacını da düşünemez miyiz?

Belki okullarda, ihtiyaç sahibi öğrencilerin onurunu ve mahremiyetini koruyacak bir dayanışma sistemi oluşturulabilir. Okul öncesi eğitimden başlayarak ilk kez okula adım atan ve eğitim hayatına devam eden çocuklarımız için; temiz kıyafet, ayakkabı, çanta ve kırtasiye malzemelerinin ulaştırılabileceği güvenilir bir destek ağı kurulabilir.

Veliler, okul aile birlikleri ve gönüllüler el ele vererek ihtiyaçları belirleyebilir; destekler doğrudan ve incitmeden çocuklara ulaştırılabilir.

Hatta bunun yanında, “Askıda harçlık” gibi güzel bir proje de hayata geçirilebilir.

Nasıl ki bazı yerlerde “askıda ekmek” anlayışı toplumumuzun dayanışma ruhunu yaşatıyorsa, okullarımızda da imkanı olanların bıraktığı küçük katkılarla ihtiyaç sahibi çocukların beslenmesine ve temel okul ihtiyaçlarına destek olunabilir.

Bir çocuğun beslenmesine katkı sağlamak, onun okulda kendisini daha iyi hissetmesine yardımcı olmak… Bir defter, bir kalem, bir çift ayakkabı ya da küçük bir harçlık desteği vermek… Belki bizim için küçük görünen bir katkı, bir çocuğun hayatında çok büyük bir anlam taşıyabilir.

Üstelik mesele yalnızca maddi destek değildir.

Bu, çocuklarımıza paylaşmayı öğretmenin de en güzel yoludur. Kendi evladımıza aldığımız bir çantanın yanında, başka bir çocuğun da okula eksiksiz başlayabilmesi için katkıda bulunmayı anlatabiliriz. Böylece çocuklarımız sadece yeni kitaplarıyla değil, iyiliğin ve dayanışmanın değerini öğrenerek eğitim yılına başlayabilir.

Okul aile birlikleri bu konuda öncü olabilir. İhtiyaç sahiplerini doğru şekilde belirleyen, destek verenin de destek alanın da mahremiyetini koruyan, şeffaf ve güvenilir bir sistem kurulabilir. Her okul kendi imkânları doğrultusunda küçük ama anlamlı bir dayanışma ağı oluşturabilir.

Belki bir veli bir çift ayakkabı alır…

Belki bir başkası kırtasiye setine katkı sağlar…

Belki bir başka gönüllü bir çocuğun beslenmesine destek olur…

Ve küçük küçük yapılan yardımlar, birleştiğinde hiçbir çocuğun kendisini eksik hissetmediği büyük bir dayanışmaya dönüşür.

Okullar sadece ders öğrenilen yerler değildir. Aynı zamanda paylaşmayı, yardımlaşmayı, birlikte yaşamayı ve birbirimizi anlamayı öğrendiğimiz yerlerdir.

Yeni eğitim-öğretim yılına bir hafta kala dileğimiz şu olsun:

Hiçbir çocuk okula eksik bir çanta, yıpranmış bir ayakkabı ya da mahcup bir bakışla başlamasın.

Herkes kendi evladı için okul alışverişi yaparken, imkânı ölçüsünde bir başka çocuğu da düşünsün.

Belki bir defter…

Belki bir kalem…

Belki temiz bir kıyafet…

Belki bir çift ayakkabı…

Belki de bir günlük harçlık…

Çünkü bir çocuğun eğitim yolculuğuna yapılan her destek, aslında hepimizin geleceğine yapılan bir yatırımdır.

Gelin, bu eğitim yılında çocuklarımızı sadece okula değil; iyiliğe, paylaşmaya ve dayanışmaya da birlikte hazırlayalım.

{ "vars": { "account": "G-YL44BW7VWJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }