Sadakat.
Aşk nedir?
Şair olarak artık her şey manasız kalıyor. Sanki yazdıklarım bir kara deliğe kaçmış gibi. Her şiir boş yere gidiyor. Aşka inanmak epeyce güçleşti. Sanki duyulmayacak bir ses gibi… Belki de şair olduğum için aşkta hakkım bitti ve bana sadece yazmak düştü. Ama gitmediğim birini nasıl özleyebilirim?
Aklımdaki benlik oldukça keskin ve kendini korur ama kalbim hep iyilikle hareket etme derdinde. Elimde çiçeklerle gittiğim herkes beni kara bir gölge gibi savurdu.
Sesimi yazıyorum ama sanki hiç bana ait değilmiş gibi. Kokusunu özlediğim biri varken şiirler oldukça sessiz.
Aşk oldukça parlak; kalbinin kıvranması başlar ama kalp bulantısıyla biter…
Sevmek yazmak değil ki; sevmek, şiirlere bulaşmaktır.
Aşk şairin de hakkı değil mi Albayım?
“İlahi güç elbet bir ruh eşi yazmıştır. Kalbim olgunlaşana kadar beni bulmayacak ya da onun kalbi olgunlaşana kadar ben de onu bulamayacağım.”
Şarkılar ile şiirler çok farklıdır. Şiirler bir intiharken, şarkılar para kazanmanın palavrasıdır.
Şiir de bitmedi ama hepsi kâğıtlara saplanıp kaldı.