Böyle olmamalıydı

Hasan Kar'ın "Böyle olmamalıydı" başlıklı köşe yazısı

Bazı vedalar ve ayrılıklar insanın canını sıkıyor. Bu bir spor müsabakası olsa bile buna dahil. İyi günler, iyi haftalar kıymetli okurlar.

Bizim toplumumuzda maalesef bazı konularda dengeyi kurmakta zorlanıyoruz. Bir şeye ya gereğinden fazla ilgi gösteriyoruz ya da tam tersine ilgisiz kalıyoruz. Olaylara biraz nötr yaklaşmak, beklemek ve süreci görmek konusunda sabırsız davranabiliyoruz.

Şimdi tablo ortada. Milli takımımız en son 2002 yılında Dünya Kupası'na katılmış ve turnuvayı üçüncü olarak tamamlamıştı. Güney Kore'de düzenlenen o organizasyonda ev sahibi Güney Kore'yi 3-2 mağlup ederek dünya üçüncüsü olmuştuk. O dönem yaşanan sevinç, heyecan ve mutluluğu hala unutmuş değilim.

Merkez Camii önünde yolun bir kısmını kapatır, kısıtlı imkanlarla televizyon kurar, esnaf arkadaşlarımızla birlikte maçları izlerdik. Ortamda gerçek bir birliktelik, gerçek bir coşku vardı. O günlerin heyecanını yaşayanlardan biri olarak bu Dünya Kupası'na da büyük umutlarla baktım.

Ancak bugün geldiğimiz noktada durum pek iç açıcı görünmüyor. İki maç oynandı ve henüz tek gol atamadık. Avustralya karşısında alınan mağlubiyet hayal kırıklığı yarattı. Ardından Paraguay karşısında, rakibin 10 kişi kalmasına rağmen sahadan mağlup ayrıldık. Elbette kötü bir başlangıç yapan takımlar daha sonra toparlanabilir. Futbolda her zaman telafi şansı vardır. Ancak oynanan iki karşılaşma da beklentilerin oldukça uzağında kaldı.

Yazının başında da belirttiğim gibi, bazı konularda biraz fazla abartıya kaçabiliyoruz. Dünya Kupası hasreti yıllar sonra sona ermiş olabilir ama bu durum daha maçlar oynanmadan büyük bir kutlama havasına dönüştürüldü. Kurumlar, kuruluşlar, dernekler ve birçok kişi peş peşe videolar, içerikler ve paylaşımlar hazırladı. Telefonu elime her aldığımda karşıma yeni bir paylaşım çıkıyordu.

Ben daha turnuva başlamadan bunun biraz abartılı olduğunu düşünüyordum. Belki biraz beklemeli, takımın sahadaki performansını görmeliydik. Sonuç yine aynı olur muydu bilinmez. Kimse bunun garantisini veremez. Ancak bugün ortaya çıkan tabloya baktığımda ilk düşündüğüm şey şu oluyor:

Biraz daha temkinli davranabilirdik.

Bu bir durum tespiti. Eleştiri kadar öz eleştiriyi de içinde barındırıyor. Sporun doğasında kazanmak da var kaybetmek de. Ancak beklentileri yükseltirken ölçülü olmak gerektiğini de unutmamak gerekiyor.

İnşallah önümüzdeki turnuvalarda daha farklı sonuçlar görürüz. Yeni jenerasyon neler yapacak, zaman gösterecek. Yaşayan görür, değerlendirir.

Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

{ "vars": { "account": "G-YL44BW7VWJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }