Toprak Mahsulleri Ofisi 2026-2027 sezonu kabuklu fındık alım fiyatlarını açıkladı. Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite için ise 250 lira fiyat belirlendi.
Rakam ilk duyulduğunda kulağa nasıl geliyor?
250 lira…
Kimine göre iyi, kimine göre yetersiz. Üreticinin beklentisini karşıladığını söyleyen de var, “Bu maliyetlerle olmaz” diyerek tepki gösteren de. Ancak mesele yalnızca fındığın kaç liradan alınacağı değil. Asıl mesele, o fındığın dalından çuvala girene kadar üreticiye kaça mal olduğudur. Çünkü çiftçinin hesabı masa başında başlamıyor. Bahçede başlıyor.
Gübresi var, ilacı var, bakımı var. Tımarı, tırpanı, işçisi, yevmiyesi, taşıması, patozu var. Bir de bütün bunların üzerine üreticinin aylar boyunca verdiği emek var. Dolayısıyla açıklanan 250 lirayı doğrudan çiftçinin cebine kalan 250 lira gibi görmek büyük hata olur.
Üretici bütün giderlerini önüne koyup hesabını yaptığında, kilogram başına açıklanan fiyatın önemli bir bölümü daha fındık satılmadan maliyetlere gitmiş oluyor. Üreticilerin yaptığı hesaplara göre şartlara ve bahçeye göre değişmekle birlikte, masraflar düşüldüğünde 250 liralık fiyatın gerçek karşılığı çok daha aşağıya, kimi hesaplarda 100-150 lira bandına kadar gerileyebiliyor. İşte çiftçinin itirazı da tam burada başlıyor.
Fiyat arttı ama maliyet yerinde mi durdu?
Tarım ürünlerinin fiyatı açıklanırken yalnızca geçen yılın rakamıyla bu yılın rakamını karşılaştırmak yeterli değil. Gübrenin fiyatı ne oldu? İlaç ne kadar arttı? İşçi yevmiyesi kaça çıktı? Tırpan, patoz, nakliye ve diğer giderler geçen seneye göre ne kadar yükseldi?
Bunları hesaba katmadan “Fındık 250 lira oldu” demek, tablonun yalnızca bir tarafını göstermek olur. Çünkü üretici için önemli olan brüt fiyat değil, sezon sonunda cebinde kalan paradır.
Fındığın kilogramı 250 liradan satılıp bunun büyük bölümü üretim maliyetlerine gidiyorsa çiftçi nasıl bahçesine yatırım yapacak? Nasıl ailesini geçindirecek? Gelecek sezonun gübresini, ilacını nasıl alacak? Daha önemlisi, gençler neden tarım yapmaya devam etsin?
TMO, yüzde 50 randımanın üzerindeki ürünler için de ilave ödeme yapılacağını açıkladı. Her +1 randıman için Giresun kalite fındıkta kilogram başına 5 lira 10 kuruş, levant kalitede ise 5 lira ek ödeme yapılacak.
Elbette kaliteli ürünü teşvik eden bu uygulama önemli. Ancak çiftçinin bugün tek hesabı randıman değil. Bir de hayatın randımanı var. Üretici bir yıl boyunca bahçesinde çalışıyor, ürünü için mücadele ediyor, donla, yağmurla, sıcakla, hastalıkla uğraşıyor. Sezon sonunda ise eline kalacak parayı hesaplıyor. Ve çoğu zaman hesabın sonu istediği yere çıkmıyor.
Fındıkta da aynı, mısırda da…
Aslında mesele yalnızca fındık değil. Çiftçinin yüzü fındıkta gülmüyor, mısırda gülmüyor, arpada gülmüyor. Tarlasından çıkardığı pek çok üründe benzer bir tartışmayı yaşıyor. Üretim maliyetleri sürekli yükselirken çiftçi ürününü sattığında emeğinin karşılığını aldığını hissetmek istiyor.
Çünkü tarım yalnızca bugünün meselesi değildir. Bugün üreticiyi küstürürseniz yarın üretimden vazgeçer. Bahçesine bakmaz, tarlasını ekmez. Köyden uzaklaşır. Üretim azalınca bunun bedelini yalnızca çiftçi değil, pazarda ve markette ürünü satın alan vatandaş da öder.
Bu nedenle tarım politikalarında mesele sadece “kaç lira fiyat açıklandı?” sorusuna indirgenmemeli.
Asıl soru şu olmalı: Bu fiyat, çiftçinin maliyetini karşılıyor ve üretime devam etmesini sağlayacak kadar kazanç bırakıyor mu? Eğer cevabı hayırsa rakamın büyüklüğünün çok fazla anlamı kalmıyor.
250 lira kulağa yüksek gelebilir. Ama çiftçi gübresini, ilacını, tırpanını, işçisini, patozunu, nakliyesini ve diğer giderlerini ödedikten sonra elinde ne kaldığına bakıyor. Çünkü çiftçi açıklanan fiyatla değil, cebinde kalan parayla geçiniyor. Üreticinin istediği de çok karmaşık değil. Emeğinin karşılığını almak… Bir sonraki yıl bahçesine korkmadan girebilmek… Toprağından kazandığıyla ailesini geçindirebilmek… Ve yıllarca emek verdiği ürününü satarken “Bu sene de olmadı” dememek.
Fındık fiyatına iyi diyen de olacaktır, yetersiz bulan da. Ama değişmeyen bir gerçek var:
Maliyet yükselirken yalnızca ürün fiyatının yükselmesi çiftçiyi zenginleştirmez. Önemli olan fiyat ile maliyet arasındaki farktır. O fark üreticinin emeğinin karşılığıdır. O fark giderek küçülüyorsa, açıklanan rakam kaç olursa olsun çiftçinin yüzünün gülmesini beklemek zor. Bugün yine fındığın fiyatını konuşuyoruz. Ama belki de artık fiyatın kendisinden önce şu soruyu konuşmanın zamanı geldi:
Bir kilogram fındık 250 liraysa, çiftçinin cebine gerçekte kaç lira kalıyor? İşte bütün mesele burada.