4 milyon 917 bin kişiyi kapsayan en düşük emekli aylığının bin 62 TL ilave artışla 20 bin TL'ye çıkarılması yoğun tartışmalar içinde AKP ve MHP'nin desteğiyle TBMM'de kabul edildi. Muhalefet düşük gördüğü bu artışa ret oyu verdi.
Muhalefet tarafınca yeni ilave artışa yönelik verilen önergeler AKP ve MHP’nin milletvekilleri tarafından reddedildi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, 20 Ocak Salı günü yaptığı grup toplantısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in emekli maaşlarının artmasına yönelik söylemlerini eleştirerek "Teneke gürültüsüne tencere gürültüsüne kulak asmıyoruz" şeklinde konuşması dikkat çekti.
Oysa CHP lideri muhalefet partisi olarak elbette halkın sorunlarını dile getirecek ve eleştirisi de olacaktır. Onun emekliler adına yaptığı açıklamalarına "Teneke tencere gürültüsüne kulak asmayız" demesi bir şekilde emeklilerin kendisinin deyimiyle "sefalet" ücretiyle geçinmeye devam etsinler, anlamına gelir.
Lafa gelince Türkiye ekonomisi çağ atlıyor. Avrupası Amerika’sı bizi kıskanıyor.
Oysa görünenle, afaki konuşanlar arasında dağlar kadar fark var.
Bakınız;
OECD, Eurostat ve Euronews verilerine dayalı Avrupa'da 2025 Ağustos itibarıyla brüt emekli aylığı Lüksemburg 3 bin 200 avro, İsviçre 2 bin 560 avro, Avusturya bin 645 avro, İtalya bin 632 avro, Almanya bin 550 avro, Hollanda’da bin 550 avro, Fransa’da1.500 avro, İspanya 1.500 avro ile üst sıralarda yer alırken; Polonya 580 avro, Çekya 833 avro ile alt sıralarda yer alıyor.
Türkiye'de ise en düşük aylık 396 avro olurken ortalama 520 avroyu buluyor. Böylece Türkiye'de emekli aylıkları Avrupa'nın en dibinde yer alıyor.
Emekli aylıklarının refah düzeyini gösteren önemli bir gösterge olan "ortalama emekli aylığının kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)'ye oranı" 2002 yılında yüzde 46,4 iken, 2024-2025 yıllarında yüzde 29 seviyelerine kadar gerilemiştir.
EYT düzenlemesiyle emekli sayısı artmasına rağmen emeklilerin GSYH içindeki payı geçmiş yıllara örneğin; 2010'da yüzde 6,8 iken 2024 ve 2025 yılı verilerine göre payı yaklaşık yüzde 6,1 civarına düşmüştür.
Bizi kıskanan Avrupa Birliği ülkelerinde emekli ödemelerinin milli gelire oranı ortalama yüzde 12,9 seviyesindedir. Bazı ülkelerde (İtalya, Yunanistan) bu oran yüzde 16-17'ye kadar çıkmaktadır.
Bu arada 2002'de en düşük emekli aylığı 257 TL iken Asgari Ücret Temmuz itibarıyla net 184 TL idi. Yani emeklinin aylığı Asgari ücretin yüzde 1,4 üzerindeydi. Şimdi yüzde 0,71 altında kaldı.
Şunu herkesin vicdanına havale ediyorum:
Emeklilerin yüzde 90'ı "Açlık sınırı" altında aylık alıyor. Halk pazarlarında, marketlerde çürük, bayat, tarihi geçmiş sebze meyve ve gıda ürünleri arıyor. Bayramlarda torunlarına harçlık veremiyor. Tatil gezilerini ancak rüyalarında görüyor. Bütün bunlara rağmen hiç mi üzülmüyorsunuz? Hiç mi utanmıyorsunuz?
İnanın bana seçim zamanı geldiğinde teneke, tencere gürültüsüyle bunun bedelini ödersiniz.