Karasu, bu yaz yalnızca denizi, sahili ve eşsiz gün batımıyla değil; müzikle, eğlenceyle ve kalabalıklarla da adından söz ettirdi. İlçede düzenlenen yaz konserleri, Karasu’nun uzun zamandır özlediği hareketliliği beraberinde getirdi.
5 güne yayılan ve birbirinden farklı sanatçıları Karasulularla buluşturan konser programı, özellikle akşam saatlerinde ilçenin havasını tamamen değiştirdi. Retrobüs’ten Emre Fel’e, Pera’dan Manuş Baba’ya, Necati ve Saykolar’dan Derya Uluğ’ya, Seksendört’ten, Ekin Uzunlar ve Funda Arar’a kadar farklı müzik tarzlarının sevilen isimleri Karasu’da sahne aldı.
Kısacası Karasu bu yaz sanatçıya doydu.
Ancak meseleye yalnızca “konser yapıldı, sanatçı geldi” şeklinde bakmamak gerekiyor. Böyle organizasyonların ilçeye kattığı sosyal ve ekonomik hareketlilik de en az sahnedeki isimler kadar önemli. Konser günlerinde sahil bölgesinde oluşan kalabalık dikkat çekiciydi. Karasuluların yanı sıra çevre ilçelerden ve farklı şehirlerden gelen tatilciler de etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. İnsanların aileleriyle, arkadaşlarıyla bir araya gelmesi, sahilde saatler boyunca müziğin ve yaz akşamlarının tadını çıkarması ilçeye farklı bir enerji kattı.
Bundan en fazla faydalananların başında da doğal olarak Karasu esnafı geldi.
Restoranından kafesine, marketinden büfesine kadar birçok işletme için kalabalığın ilçede olması önemli. Çünkü turizm ilçelerinde düzenlenen etkinliklerin ekonomik karşılığı yalnızca konser alanıyla sınırlı kalmaz. Gelen insan ilçede yemek yer, alışveriş yapar, konaklar ve Karasu’yu tanır. Memnun ayrılan her ziyaretçi de ilçenin tanıtımına katkı sağlar.
Karasu’nun yıllardır en önemli avantajlarından biri İstanbul, Kocaeli, Düzce ve çevre illere yakınlığı. Bunun yanında kilometrelerce uzanan sahili ve yaz aylarında ciddi bir nüfus hareketliliği var. Fakat artık turizm anlayışında yalnızca “deniz ve kum” yeterli değil. İnsanlar gittikleri şehirlerde sosyal etkinlik, festival, konser ve farklı organizasyonlar da görmek istiyor. İşte bu nedenle yaz konserlerini yalnızca birkaç gecelik eğlence olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Bu organizasyonlar doğru planlandığında Karasu’nun bir yaz turizmi merkezi olarak marka değerine katkı sağlayabilir.
Elbette böylesine büyük organizasyonların ardından eksikler de konuşulmalı. Trafikten otoparka, güvenlikten temizliğe kadar kalabalığın beraberinde getirdiği sorunlar mutlaka değerlendirilmelidir. Yapılan her etkinliğin ardından “Neyi daha iyi yapabiliriz?” sorusu sorulursa önümüzdeki yıllarda çok daha başarılı organizasyonlara imza atılabilir.
Bir başka önemli nokta ise bu hareketliliğin yalnızca birkaç yaz günüyle sınırlı kalmaması.
Karasu’nun gençlere, ailelere ve ilçeye gelen misafirlere yıl boyunca sosyal yaşam sunabilecek organizasyonlara ihtiyacı var. Konserlerin yanında kültür-sanat etkinlikleri, çocuk festivalleri, spor organizasyonları, yöresel ürün etkinlikleri ve farklı festivallerle takvim genişletilebilir. Çünkü hareketli bir Karasu, esnafın kazandığı; gençlerin yaşadığı ilçeden keyif aldığı ve turistin yeniden gelmek istediği bir Karasu demektir.
Bu yaz ortaya çıkan tablo bize bir şeyi açıkça gösterdi:
Karasu’nun böyle organizasyonlara ilgisi var.
Meydanları ve sahili dolduran binlerce insan bunun en güzel göstergesi oldu.
Karasu sanatçıya doydu, müziğe doydu, eğlenceye doydu.
Şimdi önemli olan bu enerjiyi kaybetmemek ve önümüzdeki yıllarda çıtayı biraz daha yukarı taşımak.
Çünkü Karasu’nun yalnızca güzel bir sahili değil, güçlü bir turizm ve etkinlik şehri olabilecek potansiyeli de var. Yeter ki bu potansiyeli doğru kullanalım.
Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederiz…