Her kışın bir yazı her yazın bir sonbaharı vardır. Yazı geride bırakıp sonbahara yaklaştığımız şu günlerde topraklarda hasat zamanı başladı. Fındıktan sebze meyveye kadar bereketi toplayacağız. Karasu için tarımın amiral gemisi fındık olsa da bu hafta asıl konumuz, geride bıraktığımız yaz sezonu ve turizm beklentileri.
Karasu Belediyesi bu yıl geçmişte örneği görülmemiş bir konserler serisine imza attı. 32 Evler Plajı’ndan Sahil Parkı’na, ilçe stadından kapalı pazar yerine kadar her noktada düzenlenen etkinliklerle turizme maksimum katkı sağlandı.
Buna rağmen zaman zaman “Bu sene beklediğimizi bulamadık” ya da “Karasu kalabalık değil” gibi yorumlara şahit olduk. Ancak bu oldukça göreceli bir durum. Yıllar önce fırınlarda ekmeğin tükendiği, market raflarının boşaldığı izdiham dönemlerini hepimiz hatırlıyoruz. O yıllarda bu yoğunluk yüzünden az eziyet çekmedik.
Bugün yaşanan tabloyu anlamak için şu iki noktayı göz önünde bulundurmak şart. O dönemki işletme sayısı ile günümüzdeki esnaf ve market sayısı kıyaslanamayacak kadar arttı. Dolayısıyla yoğunluk tek bir noktaya yüklenmek yerine geniş bir ağa dağılıyor. Günübirlikçiler ve yazlıkçılar artık tek bir merkeze sıkışmıyor. Büyükşehir’in düzenlemesiyle Yenimahalle ve fener çevresi ciddi bir çekim merkezi oldu.
Bu yaz birkaç kez gittiğimde her defasında inanılmaz bir kalabalık vardı. Keza Akkum, Longoz ve çarşı merkezi de kendi yoğunluğunu yaşıyor. Yani Karasu’da insan azalmadı; aksine misafirlerimiz ilçenin farklı noktalarına dağılarak vakit geçiriyor. Kalabalığın tek bir merkezde birikmemesi bir eksiklik değil, kentin gelişen altyapısının bir sonucudur.
Yaz biterken yerini fındık telaşına ve sonbaharın dinginliğine bırakıyor.
Önemli olan, Karasu’nun büyüyen turizm potansiyelini doğru okuyabilmektir.
Bu duygu ve düşünce ile kendinize iyi bakın hoşça kalın.