DİKKAT ÇEKEN GERİLİM
Gazeteci Zafer Tokuş ile Karasu Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır arasında sosyal medyada dikkat çeken bir gerilim yaşandı. Tokuş, sahildeki yıkımlar sonrası KARSAŞ eliyle beach yapılmasını eleştirirken, Çakır ise yaptığı paylaşımda “cahil cühela” ifadelerini kullanarak tepki gösterdi ve açıklamalarının şahsını bağladığını belirtti. Ancak Tokuş, bu sözlerin belediyeyi temsil ettiğini savundu. Taraflar arasında adeta gayri resmi bir düelloya dönüşen tartışmanın sürüp sürmeyeceği ise merak konusu.
KAVŞAKTA ÇİLE
Karasu’da bayram yoğunluğu bu kez trafikte çileye dönüştü. İlçenin en önemli bağlantı noktalarından biri olan Yenimahalle Mahallesi kavşağında devam eden üst geçit ve otoyol çalışmaları, sürücülere zor anlar yaşattı. Daralan ve tamamlanmamış yollar nedeniyle araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, çukurlar da sürücülere ayrı bir sorun oluşturdu. Bayram dolayısıyla artan trafik yoğunluğu ile birlikte bölgede uzun araç kuyrukları oluştuğu belirtilirken, her iki yönde de yol çalışmalarının tamamlanmamış olması vatandaşların tepkilerine neden oldu. Vatandaşlar, “Bu yol ana arter bağlantı yolu. Bayramda yaşanan bu tablo tam anlamıyla rezillik. Araçlar ilerleyemiyor, kuyruklar uzuyor. Yetkililer bu yolları hiç kullanmıyor mu?” diyerek duruma tepki gösterdi.
GELENEK BU YIL BELEDİYEDE
Her yıl Ramazan Bayramı’nın birinci günü Başbuğ Alparslan Türkeş Parkı’nda gerçekleştirilen Karasu halk bayramlaşması, bu yıl olumsuz hava şartları nedeniyle Karasu Belediyesi binasının altında yapıldı. Soğuk ve yağışlı hava, geleneksel kutlamanın parkta yapılmasını engelledi. Program, belediye binasında düzenlenerek sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Vatandaşlar bu yıl bayramlaşmayı kapalı alanda gerçekleştirdi.
DAVET YOKSA KATILIM DA YOKTUR!
Son zamanlarda sıkça duyulan bir sitem var. “Toplantı yapılıyor ama basın ortada yok. Falancanın haberi neden sizde neden çıkmadı. Gibi gibi…” Vatandaşın tepkisi anlaşılır… Ancak işin mutfağında bambaşka bir gerçek yatıyor. Basın mensupları, özellikle siyasi içerikli ve kapalı yapılan toplantılara davet edilmeden gitmez. Çünkü bazı toplantılarda açıkça “basın alınmasın” denir, hatta bu özellikle istenir. Bu durum dışarıdan bakıldığında taraflılık gibi algılansa da aslında mesleki bir sınır meselesidir. Davet yoksa katılım da yoktur. Sonra dönüp “Neden yazmadınız?” diye sitem edenler oluyor… Davet edilmediği masanın hesabını basına sormak ise, en hafif tabirle kolaycılık olarak kalıyor.