Karasu için hayati önem taşıyan Karasu Limanı’nın “Geri Hizmet Genişleme Projesi” Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) halkın katılım toplantısı 8 Temmuz Salı günü Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Lisesi Konferans Salonu'nda bazı siyasi parti temsilcileri, STK, odalar, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve vatandaşların bulunduğu ortamda yapılmak istendi. Ne var ki bu amaca ulaşamadılar.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 13.Bölge Müdürlüğü yetkililerinin bilgilendirme toplantısı; CHP, Saadet Partisi, Yeni Refah Partisi temsilcileri ile vatandaşların yoğun itirazı ile karşılanarak başlamadan sonlandı.
Karasu’nun geleceğine önem arz eden böyle bir toplantıya belediye ve muhtarlarla birlikte AK Parti, MHP ve bazı oda temsilcilerinin katılmaması çok düşündürücüdür.
Oysa daha önce Denizköy Mahallesi sahilinde yapılmak istenen Güneş Enerji Sistemi ve Balık Çiftliği Havuzları projelerinde en önde fedailer gibi bağırıp çağırmış ÇED toplantıları yaptırılmamıştı.
Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı da yaptığı konuşmasıyla kendini alkışlatmıştı.
Biz soralım da siz değerlendirin.
O günlerde orada militanlaşanların bugün burada olmayışının arkasında projenin bakanlık tarafından yapılmış olması mı yer alıyor?
Eğer böyleyse bu onların makamlarını korumak, çıkarını ön planda tutmak anlamına gelir.
Ancak burada önemli olan Karasu’nun geleceğidir. Siyasi iktidarlar gelir geçer. Ne var ki yaşadığımız ilçenin kirletilmesine, ekolojik dengenin bozulmasına sessiz kalanlar unutulmazlar. Davranışları her zaman karşılarına çıkar.
Bu noktada ÇED toplantısına karşı duruş sergileyen CHP, YRP ve SP temsilcileri ile bazı STK temsilcilerini kutluyorum.
Bakanlığın proje planına bakıldığında Yenimahalle tarafına doğru 1 km'lik deniz dolgu ve antrepolar yapılması öngörülüyor. Dolayısıyla bu bölgede villa olarak ayrılan arsaların da değer açısından bir cazibesi kalmayacak. Limanın içinde 6 adet de rıhtım yapılacak.
Şimdi bundan sonra ne olabilir?
ÇED raporu Liman genişletmesi projesiyle ilgili prosedürlerden bir tanesiydi. Halkın katılım bilgilendirme toplantısının yapılmamış olması çok önem arz etmiyor. Eğer bakanlık burayı genişletmeyi kafaya koymuşsa (ki öyle görünüyor) yapmak zorunda. Çünkü bir taraftan demiryolu projesinin tamamlanmasıyla birlikte kapasite artışı zorunlu hale geliyor.
Ve limanın mevcut kapasitesi de artık yetersiz kalıyor.
Projesinin 1994'lü yıllardan başlayıp çeşitli siyasi nedenlerle gecikmelerden sonra 2017'de yapımı tamamlanıp hizmete girerken kimse sonrasında oluşacak olumsuzlukları göremedi, eylem de yapmadı. Ne zaman ki sahil bozulmaya, kum erozyonu ortaya çıkmaya başlayınca ancak durumun vahametini gördüler.
İşin aslı; ta baştan bu limanın yapımı engellenebilirdi.
O nedenle şimdi bağırıp çağırmanın bir faydası yok.
Artık komşu ilçemiz Kocaali'de denize girersiniz.
Yalnız şunu ifade etmeliyim:
ÇED katılım toplantısına gelerek Karasu'ya sahip çıkanları gördük, oradaydılar. Gelmeyenleri, sessiz kalanları da not ettik. Kuşkusuz herkes bundan payını alacaktır.