Aziz ve kıymetli kardeşlerim;
Bir Kurban Bayramı’nı daha geride bıraktık. Bayram namazları kılındı, kurbanlar kesildi, akrabalar ziyaret edildi, sofralar kuruldu, misafirler ağırlandı. Şimdi kendimize şu önemli soruyu sormamız gerekiyor:
“Kurban Bayramı bize ne kazandırdı?”
Çünkü Müslümanın hayatında hiçbir ibadet sadece yapılmış olmak için yapılmaz. Her ibadet insanı değiştirmeli, olgunlaştırmalı ve Allah’a biraz daha yaklaştırmalıdır.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Allah’a ulaşacak olan sizin takvanızdır.” (Hac Suresi, 37)
Demek ki kurbanın asıl hedefi et dağıtmak değil; takvayı, yani Allah’a karşı sorumluluk bilincini artırmaktır. Eğer bu bayram sonunda kalbimiz biraz daha yumuşamışsa, namazlarımız biraz daha düzene girmişse, haramlardan biraz daha uzaklaşmışsak, insanlara karşı merhametimiz artmışsa işte kurban bize bir şeyler kazandırmış demektir.
Ancak bayram bittiği halde hala aynı hatalarımıza devam ediyorsak, hala namazlarımızı ihmal ediyorsak, hala kul hakkına dikkat etmiyorsak, hala dilimiz kırıyor, kalbimiz kibir taşıyorsa o zaman kendimizi yeniden muhasebeye çekmemiz gerekir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.”
İşte bugün yapmamız gereken tam da budur. Bayramın ardından kendimizi hesaba çekmek…
Bu bayram kaç kişiyi sevindirdik?
Kaç kişinin gönlünü aldık?
Kaç kırgınlığı bitirdik?
Kaç yetimin başını okşadık?
Kaç ihtiyaç sahibinin duasını aldık?
Asıl kazanç bunlardır.
Aziz kardeşlerim;
Kurban Bayramı bize Hz.İbrahim’in teslimiyetini, Hz. İsmail’in sadakatini öğretmek için geldi. Şimdi o bayram geçti ama teslimiyet devam etmeli. Bayram bitti diye kulluk bitmez. Bayram geçti diye ibadet sona ermez.
Ne yazık ki bazı insanlar bayram günlerinde camileri dolduruyor, bayramdan sonra eski alışkanlıklarına geri dönüyor. Oysa Rabbimiz bizden sadece belli günlerin değil, bütün ömrün kulluğunu istiyor.
Bugün mezarlıklara gittiğimizde geçen bayram aramızda olup da bu bayrama ulaşamayan nice insan görüyoruz. Geçen yıl bayram namazında omuz omuza saf tuttuğumuz kardeşlerimizden bazıları bugün kabirlerinde yatıyor.
Bu durum bize çok önemli bir hakikati hatırlatıyor:
Bir dahaki Kurban Bayramı’na ulaşacağımızın garantisi yoktur.
Bir dahaki bayramda nerede olacağımızı bilmiyoruz.
Belki bugün bizim ziyaret ettiğimiz mezarlıklarda yarın bizi ziyaret edecekler.
Onun için bugünden hazırlıklı olmak zorundayız.
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Her nefis ölümü tadacaktır.” (Al-i İmran Suresi, 185)
Ölümün yaşı yoktur, zamanı yoktur. Genç, yaşlı, zengin, fakir demeden herkese gelir. Akıllı insan, ölüm gelmeden önce hazırlığını yapan insandır.
Bu sebeple bayramdan sonra da namazlarımıza sahip çıkalım. Kur’an ile bağımızı koparmayalım. Anne-babamızın duasını almaya çalışalım. Kul hakkından sakınalım. Helal kazanç konusunda hassas olalım. Kırdığımız gönülleri tamir etmeye gayret edelim.
Unutmayalım ki Allah katında değerli olan; bayramlık kıyafetlerimiz değil, temiz kalplerimizdir. Büyük sofralarımız değil, samimi amellerimizdir.
Rabbim geride bıraktığımız Kurban Bayramı’nı hepimiz için hayırlara vesile eylesin. Kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri ve dualarımızı kabul buyursun. Bizleri gelecek bayramlara sağlık, afiyet ve imanla ulaştırsın. Eğer ulaşamayacaksak da huzur içinde, imanla huzuruna çıkabilmeyi nasip eylesin.
Kurban Bayramı’nın bizlere kazandırdığı güzellikleri bütün yıla taşıyabilmek duasıyla…