Muhtardan örnek hareket

Karasu’nun en önemli sorunlarının başında gelen ara sokakların ve caddelerin bozuk olması, her daim haberlerimize konu oluyor. Sürekli de bu konuda vatandaş ihbarı, şikayetler ve haber yapılmasına yönelik talepler ile karşılaşıyoruz.

Maalesef her bozuk yolun da haberini yapmamız mümkün olmuyor. Malum bir arka sokağı da, yan sokağı da bozuk. Her gün 3-5 yol haberi de hak verirsiniz ki amacının dışına çıkar.

Bu nedenle vatandaşlarımıza durumu izah etmeye çalışıyoruz. Zaman zaman da özel durumu olan veya gerçekten bir mağduriyet hikayesi olan sokak veya caddeleri talep üzerine haber yapıyoruz.

Haberi işlemeden önce muhakkak o mahallenin muhtarına haber verir, görüş alır, isteğine göre de yer verir ya da vermeyiz. Etik olan yolu izleriz. Neticede haberi yapmak amacı bağcı dövmek değil üzüm yemek.

Gerçekçi olalım, Karasu’da yapılmayı bekleyen yüzlerce sokak veya cadde var. Başkan İshak Sarı fikrimce haklı bir cümle kullanmıştı: “Bırakın ilçeyi, Yalı Mahallesi’nin sokaklarına girsek, 8 senede çıkamayız” Haksız da değil.

Ama bir muhtarımızın şahsıma yaptığı açıklamayı oldukça takdir ettim. Vatandaşın ihbarı üzerine muhtarımızı aradım ve durumu sorarak ön bilgi aldım. Çok ilginç bir yanıt verdi:

“Nevtan, o sokakta ben oturuyorum. Ben muhtar olduğum sürece de o sokak yapılmayacak!” dedi. Önce şaşırdım, “Acaba muhtardan kaynaklı, kasten mi yapılmaz” diye düşünürken muhtar sanki aklımı okumuş gibi devam etti:

“Mahallemin sayısız bozuk sokağı var. Oralar toz, toprak, çukur içerisindeyken ben ‘Muhtar, kendi evinin önünü yaptırdı’ dedirtmem” diye açıklık getirdi.

Eminim her muhtar bu özveri içerisindedir. İnanıyorum ki her muhtar kendisine bu cümleyi söyletecek şekilde bilinçli ayrımcılık yapmaz. Sonucunu bile bile lades dercesine haberi yayına vermekle görevli olduğumu ve vatandaş talebini geri çeviremeyeceğimi belirttim ben de kendisine.

Artık o sokağın kaderi diyelim muhtara komşu olmak. Böyle komşuya da can kurban, ne diyelim...

TEŞEKKÜRLER ADEM HOCAM

İsmini saklamaya gerek duymadım. Çünkü fedakarlığı ile kocaman teşekkürü hak etti Adem Hoca. Eşi pozitif çıkınca ve görev aldığı kurum toplu olarak karantinaya alınınca Adem Hoca, “Ne olur ne olmaz” diyerek kendi görev aldığı okulda derslerden izin aldı ve evine çekildi.

Öğrencilerini, mesai arkadaşlarını tehlikeye atmamak için yaptığı bu öngörülü hareket, ne hikmetse basınımızda öngörülü bir şekilde ters tepkiye maruz bırakıldı.

Olsun Adem Hocam, dememize gerek yok ama fikrimi söyleyeyim, sen doğru olanı yaptın ve kocaman bir teşekkürü hak ettin. Okulunda panik falan olmadı ama en azından okul kapısında girilmez bandının olmamasına vesile oldun.