Sakarya Karasu’da fındık ayı geldi. Her yıl bu dönemde bahçeler şenlenir, işçiler sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere girer, ter döker. Fındık sadece bir ürün değil; bölgemizin alın teri, soframızın bereketi, geçim kaynağıdır. Ancak bereketin yanında bir de imtihan vardır: Hak ve hukuk meselesi.
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Ölçüde ve tartıda haksızlık yapmayın. İnsanların mallarını eksiltmeyin.” (Hud, 85)
Bu ayet bize sadece alışverişte değil, işçinin emeğinde, işverenin hakkaniyetinde de ölçülü davranmamız gerektiğini hatırlatıyor.
İŞÇİNİN HAKKI
Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“İşçinin ücretini, alın teri kurumadan veriniz.” (İbn Mace, Rühun, 4)
Fındık işçisinin sırtındaki yük, yaz sıcağında topladığı ürün, helal kazancın en açık göstergesidir. Onun hakkını zamanında vermek, eksiltmemek, ağır iş yükü altında ezdirmemek İslam’ın bizden istediği temel bir sorumluluktur. İşçinin emeğini sömürmek, saatlerce çalıştırıp ücretini geciktirmek, sadece kul hakkı değil, Allah katında da büyük bir vebaldir.
İŞVERENİN HAKKI
Elbette işverenin de hakkı vardır. Fındık bahçesinin senelik bakımını yapan, gübresini, ilacını, emeğini veren patron da alın teri dökmektedir. İşçinin bahçeye karşı sorumluluğu vardır; emanete riayet etmeli, işi savsaklamamalıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Müslüman, işini sağlam yapan kişidir. Allah, işini sağlam yapan kulunu sever.” (Taberani)
Demek ki işçi de görevini hakkıyla yapmalı, işi hafife almamalıdır.
ÖŞÜR VE ALLAH YOLUNDA HARCAMAK
Fındık, Rabbimizin bize emanet ettiği bir nimettir. Bu nimetten zekât ve öşür vermek, malımızı temizler, bereketini artırır. Kur’an’da buyrulur:
“Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin.” (Bakara, 267)
Fındık mahsulünden fakire, ihtiyaç sahibine, öğrenciye, yetime pay ayırmak sadece bir yardım değil, bir kulluk göstergesidir.
GÜNÜMÜZÜN İMTİHANI
Bugün işçilerin çoğu farklı illerden, hatta farklı ülkelerden gelmektedir. Uzak yollardan gelen bu insanlar da bizim misafirimizdir. Onlara insanca davranmak, barınma ve yeme-içme ihtiyaçlarını güzelce karşılamak, bir Müslüman olarak görevimizdir. Aynı zamanda işçilerin de iş disiplinine, sözleşmeye ve ahlaka riayet etmesi gerekir.
SON SÖZ OLARAK
Fındık ayı bereketin yanında bir sınavdır. Hem işveren hem işçi için bir vicdan muhasebesidir. Hak ve hukuk gözetildiğinde, öşür ve zekât verildiğinde, Allah yolunda harcandığında, bu bereket sadece cebimize değil gönlümüze de yansır.
Unutmayalım: Fındık kabuğu gibi dünyevî hırslar gelip geçicidir; baki kalan ise kul hakkı ve Allah rızasıdır.