Saadet Partisi Karasu İlçe Teşkilatı Siyasi İşler Başkanı Mustafa Kahvecioğlu, basın açıklamasında bulundu. Bir yanda “güçlü devlet” söylemleri ve dev projeler olduğunu, diğer yanda ise çocuklarının yaşaması için kampanya yapmak zorunda kalan aileler bulunduğunu belirten Kahvecioğlu, mevcut tabloyu “çaresizliğin tescili” olarak nitelendirdi. Kahvecioğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
ÇARESİZLİĞİN TESCİLİ
“Sorgulamadan edemiyor insan. Koskoca bir devletin gücü, birkaç bebeğin yaşama tutunması için gereken ilaca mı yetmiyor? O ‘valilik onaylı’ ibaresi, bir güven belgesi olmaktan çok bir çaresizliğin tescili gibi duruyor artık. Devlet diyor ki: ‘Ben bu ilacı getirmiyorum, parasını ödemiyorum; ama sen halktan toplayabilirsin, sana izin veriyorum.’ Bu, sorumluluğu omuzlardan atıp halkın vicdanına ihale etmektir. Milyarlarca liralık vergiler nerede? Şatafatlı açılışlar, lüks harcamalar nerede? Bir yanda devasa bir bütçe yönetilirken, diğer yanda bir bebeğin nefesi neden 10 liralık SMS'lere, kumbaradaki bozuk paralara emanet ediliyor?
ÇÖZÜM BEKLİYORUZ
Bir çocuğun yaşama hakkı, bir devletin en temel borcudur; bir lütuf veya bir ‘yardım kampanyası’ konusu olamaz. Vatandaşın cebindeki son kuruşla çocuk kurtardığı bir düzende, ‘sosyal devlet’ kavramı o valilik onaylı kağıtların arasında eriyip gidiyor. Artık ‘onay’ değil, çözüm bekliyoruz. Bebeklerin kaderi kampanya başarılarına değil, devletin sorumluluğuna bağlı olmalı. Çünkü hiçbir çocuk, bütçe hesaplarının kurbanı olmayacak kadar değerlidir.
UTANCIN HESABI SORULUR
Sormaktan vazgeçmeyeceğiz. Gökyüzüne bakarken gurur duyduğumuz o devasa projeler bir bebeğin ilacından daha mı kıymetli? Bir çocuğun akciğerleri bayrak gibi dalgalanmıyorsa, o devletin gücü nerede kalıyor? Halkın vicdanıyla kapatılan her açık, sistemin hanesine bir ayıp olarak yazılıyor. Biz SMS atarız, biz kumbaraları doldururuz; ama bu utancın hesabını tarih, 'onay' verenlere sorar.”