Saadet Partisi Karasu STK ve Halkla İlişkiler Birim Başkanı Mustafa Koçman, basın açıklaması yayımladı. “Yeni bir eğitim-öğretim yılına adım atarken, ülkemizin geleceği olan milyonlarca evladımızın, fedakar öğretmenlerimizin ve ailelerimizin heyecanını paylaşıyoruz. Ancak eğitim, yalnızca okulların açılmasıyla başlayan dönemsel bir takvim meselesi değil; bir milletin bekasını, ihya ve inşa sürecini belirleyen en stratejik alandır” dedi. Koçman açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
MADDİ VE MANEVİ GELİŞİM BİR ARADA OLMALI
“Bugün eğitim sistemimizin karşı karşıya olduğu temel sorunlar, sadece binaların fiziki yetersizlikleri veya müfredat değişiklikleriyle sınırlı değildir. Asıl mesele, eğitimin niteliği, adil dağılımı ve insan yetiştirme vizyonumuzdaki sapmadır. Saadet Partisi olarak anlayışımızın merkezinde ‘Önce ahlak ve maneviyat’ ilkesi yer alır. Evlatlarımıza yüksek düzeyde akademik bilgi yüklerken, onları milli, manevi ve insani değerlerimizden kopuk yetiştirmek geleceğimize yapılan en büyük kötülüktür. Eğitim; diplomalı bireyler üretme fabrikası değil hakkı ve adaleti gözeten, merhametli, sorumluluk sahibi ve ahlaklı nesiller yetiştirme ocağı olmalıdır.
TİCARİLEŞME SONA ERMELİ
Günümüzde eğitim, ne yazık ki kamusal bir hak olmaktan çıkıp ticarileşen ve gelir düzeyine göre nitelik değiştiren bir yapıya bürünmüştür. Devlet okulları ile özel okullar, şehir merkezleri ile taşra arasındaki imkan makası her geçen gün açılmaktadır. Sosyal devlet anlayışının gereği olarak, her bir çocuğumuza doğduğu bölgeden ve ailesinin gelirinden bağımsız olarak fırsat eşitliği sağlanmalıdır. Ekonomik sıkıntıların derinleştiği bu süreçte, okullarda tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz sıcak yemek ve temiz içme suyu temin edilmelidir. Sınav odaklı, ezberci ve sürekli değişen sistemler yerine; öğrencinin kabiliyetini geliştiren, hayata ve üretime hazırlayan esnek ve uygulamalı modellere geçilmelidir.
HAK ETTİĞİ DEĞER VERİLMELİDİR
Geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz, geçim kaygısı ve mesleki güvencesizlik kıskacına terk edilemez. ‘Ücretli’ veya ‘sözleşmeli’ gibi öğretmenliği itibarsızlaştıran uygulamalara derhal son verilmeli; liyakat esas alınarak atanamayan öğretmenlerimize kadrolu istihdam imkanı sunulmalıdır. Öğretmenin huzurlu olmadığı bir eğitim sisteminde başarının yakalanması mümkün değildir. Yeni eğitim-öğretim yılının; ticarileşen değil ücretsiz ve nitelikli, ayrıştıran değil birleştiren, ezberleten değil düşündüren ve en önemlisi madden ve manen donanımlı nesiller yetiştiren bir anlayışın hakim olmasına vesile olmasını temenni ediyoruz. Öğrencilerimize zihin açıklığı, öğretmenlerimize sabır ve kolaylıklar, velilerimize ise kolaylıklar diliyoruz.”