Telefonu şarj ediyoruz, peki ruhumuzu?

Ali Keskinspy'un "Telefonu şarj ediyoruz, peki ruhumuzu?" başlıklı köşe yazısı

Her gün elimizdeki telefonu defalarca kontrol ediyoruz. Şarjı yüzde yirmiye düşünce hemen priz arıyoruz. Powerbank taşıyoruz, kablo taşıyoruz, şarjımız bitmesin diye tedbir alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki şarjı biten bir telefon hiçbir işe yaramaz.

Peki ya ruhumuz?

Günlerdir, haftalardır, belki de aylardır ruhumuzu neyle şarj ediyoruz? Kalbimizi hangi ibadetle besliyoruz? Rabbimizle bağımızı ne kadar canlı tutabiliyoruz?

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d Suresi, 28)

Bugün birçok insanın maddi imkanı var; evi var, arabası var, telefonu var. Fakat huzuru yok. Çünkü beden dinleniyor ama ruh yoruluyor. Telefon güncelleniyor ama kalp ihmal ediliyor.

Bir düşünelim…

Telefonumuz bozulunca hemen tamire götürüyoruz. Arabamız arızalanınca servise götürüyoruz. Peki kalbimiz kırıldığında, vicdanımız yorulduğunda, imanımız zayıfladığında nereye gidiyoruz?

İşte bunun ilacı bellidir: Namazdır, Kur’an’dır, duadır, tövbedir, zikirdir. Bunlar ruhun şarj cihazıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün beden iyi olur. O bozulursa bütün beden bozulur. İşte o, kalptir.” (Buhari)

Bugün insanların en büyük problemi teknolojinin çoğalması değil, maneviyatın azalmasıdır. Evler büyüdü ama gönüller küçüldü. İletişim arttı ama muhabbet azaldı. Binlerce kişiyi takip ediyoruz; fakat Rabbimizin bizi her an gördüğünü çoğu zaman unutuyoruz.

Hayatın koşuşturması içinde kendimize şu soruyu mutlaka sormalıyız:

“Telefonumu her gün şarj ediyorum. Acaba ruhumu en son ne zaman şarj ettim?”

Belki bir sabah namazıyla…

Belki samimi bir tövbeyle…

Belki okuduğumuz birkaç sayfa Kur’an ile…

Belki de kırdığımız bir gönlü tamir ederek…

Unutmayalım ki biten telefon yeniden şarj olur; fakat ihmal edilen kalp zamanla katılaşır. Rabbimiz bunun için şöyle buyuruyor:

“Allah’ı anmayı terk ettikleri için kalpleri katılaşanlara yazıklar olsun.” (Zümer Suresi, 22)

Geliniz, bedenimizi düşündüğümüz kadar ruhumuzu da düşünelim. Dünya için hazırlık yaptığımız kadar ahiret için de hazırlık yapalım. Çünkü bir gün telefonlarımız elimizde kalacak; fakat Rabbimizin huzuruna kalbimizle çıkacağız.

Rabbimiz bizlere, imanla dolu bir kalp, huzur bulan bir ruh ve kendisini anmaktan lezzet alan bir gönül nasip eylesin.

{ "vars": { "account": "G-YL44BW7VWJ" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }