Uğur Büyük'ün "Babayiğit" başlıklı köşe yazısı

MHP Sakarya Milletvekili Levent Bülbül, CHP’li belediyelerin bütün günahlardan, kusurlardan münezzeh, pirüpak bir yapıymış gibi gösterilmek istendiğini belirterek, “Bir tane CHP'li babayiğit var mı ‘Ekrem İmamoğlu yolsuzluk yapmamıştır’ diyebilecek? CHP'ye bu yakışmıyor” dedi. AKP Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi iç sorunlarını örtmek amacıyla yargıyı hedef aldığını savunarak, devam eden hukuki süreçlerin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ifade etti. “Delil yok” söylemleriyle gerçeklerin ortadan kaldırılamayacağını vurgulayan Tever, yargıya baskı kurmanın kimseyi masum ilan etmeyeceğini dile getirerek Levent Bülbül’e destek verdi.

Ve sosyal medyada on binlerce kişi Ekrem İmamoğlu’na destek mesajları atarak Bülbül ve Tever’e tepki gösterdi. Şaşırtıcı şekilde yapılanları vatandaşın çok iyi analiz ettiği ortada. Bu davanın siyasi bir operasyon olduğu ülkenin çoğunluğu tarafından fark edilmiş. İddianameye bakalım. 3 bin 900 sayfadan oluşuyor. Tutuklanmasıyla aynı gün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı Adayı ilan edilen Ekrem İmamoğlu hakkında 143 eylemle ilgili cezalandırma isteniyor. 143 farklı eylemle ilgili olarak "Suç Örgütü Kurma ve Yönetme, Suç Örgütüne Üye Olma, Örgütün Hiyerarşik Yapısına Dahil Olmamakla Birlikte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme, Rüşvet Alma, Rüşvet Verme, İrtikap, İhaleye Fesat Karıştırma, Kamu Kurum Ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık, Vergi Usul Kanununa Muhalefet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama, Kişisel Verilerin Kaydedilmesi, Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma, Çevrenin Kasten Kirletilmesi, Orman Kanununa Muhalefet, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma, Kamu Malına Zarar Verme, Maden Kanuna Muhalefet ve Orman Kanununa Muhalefet" suçlarından İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açılmış oldu.

İBB Başkanı için toplamda 828 ila 2352 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İBB iddianamesinde;

969 kez “Hatırladığım kadarıyla”, 774 kez “Bilmiyorum”, 691 kez “-mışlar, mişler, muşlar”, 546 kez “Duydum”, 516 kez “Bildiğim kadarıyla”, 499 kez “Olabilir”, 401 kez “Öğrendim”, 347 kez “Söylemişti”, 235 kez “Düşünüyorum”, 136 kez “Olabilirim”, 83 kez “Söylendi”, 62 kez “Duyduğuma göre”, 59 kez “Düşünmekteyim”, 52 kez “Kaynaklı olarak öğrendim”, 51 kez “Bilmemekteyim”, 37 kez “Muhtemelen”, 36 kez “Duymuştum”, 9 kez “Duyuyordum”, 9 kez “Hissettim” kelimelerinin geçtiği ortaya çıktı.

Sayın Tever’in dosyanın içi boşmuş gibi gösterilmek isteniyor dediği dosya bu tarz tanık beyanlarından oluşuyor. 1.019 kere müfettişler tarafından kalem kalem incelenen belediyede bir açık çıkmamış ama gizli tanıklar duymuş. 4.000 sayfa buna dayanıyor. Siyaseten en çok mağdur edildiğini iddia eden kendi siyasi tarihini mağduriyetler üzerine inşa eden AKP şimdi mağdur eden tarafta yer alıyor. Siyasi rakibini tutuklatıyor. Kazanamadığı yerlerdeki belediye başkanlarını Silivri’ye gönderiyor. Gerçekten yolsuzluğa bulaşmış olabilecekleri tehditle AKP’ye geçiriyor. Siyasetteki güç zehirlenmesi tabirini bizlere yaşattıkları bir dönemden geçiriyoruz.

Tartışmanın başladığı noktaya dönersek, bebek katili terör örgütü ele başı apo için umut hakkı talep edip serbest bırakılmasını isteyen ve kendini milliyetçi olarak tanımlayan bir siyasi partinin milletvekilinin böyle beylik beylik laflar etmesi de nerden baksanız utanç verici.