Hasan Kar'ın "Çay sohbetlerinde caka satmak kolay" başlıklı köşe yazısı

Bazen nereden, nasıl başlayacağını bilemezsin. Her şey karma karışıktır ve bu arada olağan akışında devam eden hayatın içinde, kendini düzgün çıkarmaya veya empoze etmeye çalışan birine bir bakıyorsun; en bozuk olan o çıkabiliyor. Bu da bizi hayal kırıklığına sevk ediyor. İyi günler, iyi haftalar.

Bu serzeniş ile birçok alanda karşılaşabilirsiniz. Kıymetli okurlar, bu haftaki köşe yazıma küçük bir giriş yaparak başlamak istedim. Ülkemizin, devletimizin dış politika bakımından geldiği noktayı, bulunduğu pozisyonu aylardır yazıyoruz. Gören görür, görmeyen gözlükle de görmez.

Şimdi ben, dış politikada nasıl doğru adımlar atılmış ve bu adımların bize yansıması olmuş mu veya olacak mı gibi sorulara beraber cevap arayalım. Mesela en ufak bir gelişme ile başlayalım. Bilindiği üzere Suriye savaşı başladığından bu yana karayolu ile umreye gitmek sona ermişti. Savaş uzun yıllar devam etti ve Türkiye’nin iradesi, doğru adımları, satranç gibi hamleleri Suriye’nin bugünkü duruma gelmesine sebep olmuş oldu.

Bakın, uzun yıllardan beri uluslararası savaş ve siyasi kriz yaşayan ülkeleri yakından takip ederim. Suriye’de bir çocuğun bile fark edebileceği gelişmeler yaşanıyor. Bu gelişme ne derseniz; savaşın sona ermesiyle birlikte siyasi kriz, iç çatışma, kargaşa, ekonomi belirsizliği gibi durumlar yaşanmadı. Sadece SDG’ye bağlı Kürtler biraz ayak sürttü, süreci baltalamak istedi. Onda da ABD arkasında durmayınca kendilerinin hiçbir gücü olmadığının farkına vardılar, her söyleneni kabul ederek masaya oturdular. Süreç böyle.

Şimdi gelelim bu olayların bize yansımasına. Son iki üç aydır karayolu ile umreye gitmek inanılmaz arttı. İnsanlar kendi araçları ile Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye, oradan Ürdün’e ve oradan da Suudi Arabistan’a giriş yapıyorlar. Sayı inanılmaz, her geçen ay bu sayı artıyor ve her giden yol hikayelerini çekerek sosyal medya platformlarında paylaşıyorlar. Hemen hemen herkesin dediği ortak nokta şu: Yollar güzel, güvenlik sıkıntısı yok, endişe edecek hiçbir şey yok, gayet güzel ve keyifli bir yolculuk yaptıklarını söylüyorlar.

Evet kıymetli okurlar, dış politika böyle olur işte; vatandaşına yarar, imkan sağlamakla olur. Yoksa çay sohbetlerinde caka satmak kolay.

Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.