Uğur Büyük'ün "Karasu’da yeni bir tür eğlence anlayışı" başlıklı köşe yazısı

Son yıllarda Karasu sahilinde başlayan anlamakta zorluk çektiğim bir eğlence türü boy göstermeye başladı. Ağırlıkta 4-5 erkek popülasyonunun arabasını sahildeki yürüyüş yolunun kenarına çekip yüksek sesle müzik açıp kamp sandalyesi ve masasıyla alkol sofrası kurma eylemi. Sizde defalarca şahit olmuşsunuzdur. Ve bu sadece bayram yoğunluğu ile alakalı bir durum da değil. Normal sezonda da aynı görüntülere şahit oluyoruz.

Arkadaşlar; bu faaliyeti bu ülkenin başka neresinde yapabiliyorsunuz? Hatta gurbetçileri de katalım hangi ülkede böyle bir faaliyette bulunabilirsiniz? Orada insanların ailesi ve çocuklarıyla yürüyüş yaptığı yerde kaldırımın üzerine çıkıp yolu işgal edip etrafı rahatsız edemezsiniz. Etmemelisiniz.

Böyle bir etkinliği deniz kenarına inip yapabilirsiniz, şehir dışına çıkıp yapabilirsiniz kimse sizin eğlencenize, yediğinize, içtiğinize karışmaz. Ama bunu kamuya açık bir alanda yaptığınız zaman pek hoş görünmüyor. Üstelik bu eylemleri yaptığınız yerlerde etrafı da kirletiyorsunuz. Alkol şişeleri, kola kutuları, cips paketleri, sigara izmaritleri, çekirdek kabukları.

Bunların yanı sıra yazlıkçılarımız ve tatilciler de sahilde kirliliğe sebep oluyor. Denize yemeklerle, market poşetleriyle, pizza kutularıyla iniyorsunuz. Sahilden dönerken neden aynı şekilde çöpünüzü geri götürmüyorsunuz? Sahilde çocuk bezleri, kola şişeleri arasında denize girmek zorunda mıyız? Belediye 1.000 temizlik işçisi istihdam etse 700.000 kişinin her gün sahildeki ve mahallelerdeki çöpünü temizlemesi mümkün değil.

Her yaz öncesi dile getirdiğimiz ama bir şekilde yapılmayan bir güvenlik önlemini yinelemek istiyorum. Polis, bekçi ve zabıta dönüşümlü olarak sahilde hem yürüyüş yapsa hem arabayla gezse bu tür eylemler çok azalacaktır. Bangır bangır müzik açıp arabayla gezenler, kavga edenler, sarkıntılık yapanlar, seyyar satıcılar, hırsızlıklar, uyuşturucu kullanımı, tehlikeli araba kullananlar gibi birçok soruna çare olur diye düşünüyorum.