Budama, bir güneşlendirme sanatıdır. Peki neden budama yapmalıyız? Ürün ve meyve kalitesini arttırmak, ışıklanma ve yaprak oluşumunu dengeli bir şekilde sağlamak, dalları gençleştirmek, hastalıklara ve zararlılara karşı dayanıklılığı artırmak, fındığın bir yıl fazla diğer yıl az olmasını azaltmak için yaparız. Ancak doğru bildiğimiz yanlışları budama da uygulamaya devam ediyoruz. Bütün çiftçilerimiz budamayı anlatırken doğru tarif ediyor ama uygulama yaparken biraz kıyımsız oluyor ve hatalı kesimler yapıyor. Hala daha çok dal çok fındık diyen çiftçilerimiz var. Çok dal çok fındık demek değil! Bir de budama zamanı konusu var. Burada kafalar bi hayli karışık. Şunu söyleyebilirim; dalı kökünden dümdüz bir şekilde keseceksek yılın 12 ayı kesebiliriz. Ama en ideal olan zaman sonbahar-kış aylarıdır. Dal üstü budama yapacaksak dalda yaprak olmamalıdır. Yapraksız dönem o kadar.

Şimdi gelelim detaylara... Ocağımızın yanına geldik. Yapacağımız ilk işlem hastalıklı dallar ile birlikte, siyah akıntılara sebep olan dalkıran zararına maruz kalan dallarımızı ocak içinden hemen alıp uzaklaştırmalıyız. Daha sonraki hedefimiz ocağın orta kısmını açmaktır. Nedeni ise ışıklandırmayı sağlamaktır. Işıklanmayla birlikte yıllık sürgün sayımız artacak dolayısıyla ürün artışı sağlayacağız. Hastalık ve zararlılara karşı daha iyi bir mücadele sağlamış olacağız. Dallarımızı toprak seviyesinden düz bir şekilde kesmeliyiz. Yan ya da yüksek kesimlerden kaçınmalıyız. Yan ya da yüksek kesimlere devam ettiğimiz sürece kök çürüklükleri, kütükleşmiş kökler, kök mantarları ve bakteriyel hastalıklarla daha çok mücadele ederiz.

Dal üzerindeki budamalarda ise, şekil verme verim için önemlidir. Çoğu çiftçimiz sadece kökünden dal kesiyor, şekil ve ürün budamasını yapmıyor. Dala şekil verirken, boşa doğru giden gözden kesimi yapmalıyız. Ürün verebilecek diğer yardımcı dalların da uçlarından süren sürgünün üçte birini geçmeyecek kadar kesimleri yapabiliriz. Bir daha ki yıl da geçen yıl sürgüne bıraktığımız dalların uçlarından kesim yapılarak ürün verecek sürgünleri oluşturmalıyız. Bu işlemi bütün bahçeye yaymak ilk yıllarda zor olabilir. Fakat 30-40 ocakta bir deneyin bakın derim. Farkı kendiniz de gözlemleyeceksiniz. Sadece uç budamalarını bile yapsanız verimde ciddi artışları kendiniz göreceksiniz. Peki bir ocakta kaç dal olmalıdır? Dönümde kaç dal olmalıdır?

Bir ocakta maksimum 5-6 dal bulunmalıdır. Bu da dönümde 250-300 arası dal yapar. Ocaklar arası mesafenin kısa ve dal sayısının yoğun olduğu bahçelerde, istenilen verim beklemek doğru değildir. Fındık bahçelerimizde maksimum verim için maksimum ışıklanmayı sağlamalıyız. Bahçemiz çok sık ise aradan sıra veya ocak sökümü yapmalıyız.

Bir ocaktaki fındık dalı dikimden sonra 11-12 yaşlarında ideal verimlere gelir. 40 yaşından sonra da düşmeye başlar. Yaptığımız en büyük hatalardan biri de dallarımızın enine kesiti arttığı zaman dal yaşlandı diye hemen kökünden keserek döngüyü başa alıyoruz. Sonra tekrar verime gelsin diye bekliyoruz. Bahçe genç olsun diye uğraşıp duruyoruz fakat döngüyü başa alıp verimimizi düşürüyoruz. Diğer bir hata ise sürekli filiz bırakmak. Hizmeti filize değil, ana yetiştireceğimiz dallara yapmalıyız. Unutmayalım ki köklerden bütün enerjiyi çeken filizlerdir. Filizleri ocakta bırakmadığımız sürece, doğru budama ve ışıklanma ile verim artışının olmaması mümkün değildir.