Yeniden Refah Partisi Karasu İlçe Teşkilatı Siyasi İşler Başkanı Hakan Kuruoğlu, emekli maaşlarının yetersizliğine ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini söyledi. Kuruoğlu, yıllarca çalışarak devlete hizmet eden emeklilerin bugün kira, gıda, ilaç ve faturalar arasında sıkıştığını belirterek, ortaya çıkan tablonun artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir adaletsizlik olduğunu vurguladı. Kuruoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

VİCDANİ VE SOSYAL ÇÖKÜŞ

“Türkiye Cumhuriyeti’ni ayakta tutan; yıllarca alın teri döken, vergi veren, üreten ve devletine sadakatle hizmet eden milyonlarca emekli bugün açlık sınırının dahi altında kalan maaşlarla yaşamaya mahkum edilmiştir. Ortaya çıkan bu tablo artık yalnızca ekonomik bir sorun değil; vicdani ve sosyal bir çöküştür. Bugün emekliler; kira, gıda, ilaç ve faturalar arasında sıkışmış, pazara çıkamaz, torununa harçlık veremez, sağlık hizmetlerine erişirken dahi hesap yapmak zorunda bırakılmıştır. Bir ömür çalışmanın, bu ülkeye hizmet etmenin karşılığı geçim sıkıntısı ve onur kırıcı bir hayat olmamalıdır.

BEDELİNİ EMEKLİ ÖDÜYOR

Bu nasıl bir düzendir ki; emekli maaşı bir ayı değil, neredeyse bir haftayı bile karşılayamaz hale gelmiştir. Enflasyon kağıt üzerinde düşerken, emeklinin mutfağındaki yangın her geçen gün büyümektedir. Lüks, israf ve faiz düzeni sürerken, emekliye yalnızca “sabır” telkin edilmektedir. Yeniden Refah Partisi olarak bizler, emeklinin yaşadığı bu tabloyu bir bütçe kalemi değil, doğrudan bir sosyal adalet meselesi olarak görüyoruz. Mevcut ekonomik anlayış; üretimi, adil paylaşımı ve insan onurunu değil; rantı, faizi ve günü kurtarmayı esas almaktadır. Bunun bedelini ise en ağır şekilde emekliler ödemektedir.

ÇARE YENİDEN REFAH’TA

Emeklilerin refahının çaresi Yeniden Refah Partisi’ndedir. Bunun en açık ve tartışmasız örneği, merhum Prof.Dr.Necmettin Erbakan Hocamızın yalnızca 11 aylık başbakanlığı döneminde ortaya koyduğu icraattır. O dönemde emekli maaşlarına yüzde 300’e varan artışlar yapılmış, emekli bu ülkenin asli unsuru olarak görülmüş, alın terinin karşılığı teslim edilmiştir. Kısa sürede yapılan bu düzenlemeler, niyet olunca, adil bir anlayışla yönetilince emeklinin nasıl rahatlatılabileceğini açıkça göstermiştir. Biz diyoruz ki; emekli maaşları insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalıdır.

BU DÜZEN DEĞİŞMELİ

En düşük emekli maaşı, açlık sınırının değil, yoksulluk sınırının üzerinde olmalıdır. Emekliye yapılacak her artış bir “yük” değil, sosyal devletin asli gereğidir. Kaynak yok denilmektedir; oysa kaynak vardır. Ancak bu kaynak faize, israfa ve imtiyazlı kesimlere aktarılmaktadır. Yeniden Refah Partisi’nin savunduğu adil ekonomik düzen, emekliyi sadaka kültürüne mahkum eden değil; hakkını tam ve zamanında teslim eden bir anlayışa dayanmaktadır. Emekliler bu ülkenin yükü değil, temel direğidir. Bu düzen değişmelidir. Bu düzen değişecektir. Çünkü emeklinin ahı, bu düzenin en ağır muhasebesidir.”