Büyük Birlik Partisi Karasu İlçe Başkanı Tuncay Şeker, Eren Bülbül ve Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in şehadetlerinin yıldönümü dolayısıyla açıklamada bulundu. 11 Ağustos 2017’de Trabzon’un Maçka ilçesinde PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’i rahmet ve minnetle anan Tuncay Şeker, iki ismin de milletin hafızasında daima yaşayacağını ifade etti. Şeker, açıklamasında “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa Teklifi”ne destek veren siyasi parti temsilcilerinin yıldönümü mesajlarını da eleştirdi.
HER ŞARTTA SAVUNMAK GEREKİR
Tuncay Şeker, bazı siyasi parti temsilcilerinin bir taraftan söz konusu teklife destek verirken diğer taraftan Eren Bülbül ve Ferhat Gedik için yayımladıkları mesajlarda ‘PKK’lı hain teröristler tarafından şehit edilen’ ifadelerini kullanmalarının dikkat çekici olduğunu belirtti. “Şehitlerimizin yıl dönümünde PKK’nın adını açıkça ifade ederek terör örgütünü lanetleyenlerin, bugün yürütülen süreçte ortaya koydukları siyasi tavırla anma mesajlarında kullandıkları ifadeler arasındaki çelişkiyi milletimizin takdirine bırakıyoruz” diyen Başkan Şeker, “Şehitlerimizi anmak yalnızca yıl dönümlerinde birkaç cümle paylaşmakla olmaz. Onların uğruna can verdiği değerleri ve terör karşısındaki kararlı duruşu her şartta savunmak gerekir” ifadelerini kullandı.
“ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI SİYASETİN ÜZERİNDEDİR”
Terörle mücadele konusunda tavizsiz bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Tuncay Şeker, şehitlerin aziz hatırasının günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini belirtti. Şeker, “Bizim için Eren Bülbül de Ferhat Gedik de bu vatan uğruna canını feda eden bütün şehitlerimiz de milletimizin ortak değeridir. Dün terörist dediğimize bugün başka bir gözle bakamayız. Şehitlerimizin hatırası üzerinden söz söylerken de atılan siyasi adımlarda da aynı hassasiyet ve kararlılık gösterilmelidir” dedi. Açıklamasının sonunda Şeker, “İyi ki varsın Eren” sözünün yalnızca bir anma cümlesi olmadığını, terör karşısında milletin hafızasını ve duruşunu temsil ettiğini ifade etti.









