Mustafa Koçman açıklamasında, iktidarın “Türkiye büyüyor” söyleminin vatandaşın yaşadığı gerçeklerle örtüşmediğini savundu. Ülkenin asıl gündeminin yapay tartışmalar değil, mutfaktaki geçim sıkıntısı ve yoksulluk olduğunu dile getiren Koçman, ekonomik büyümenin toplumun dar bir kesimine yarar sağladığını öne sürdü.
Konut ve otomobil satışlarındaki artışın halkın refahını yansıtmadığını ifade eden Koçman, vatandaşların büyük bölümünün borç yükü altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Asgari ücretli ve emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Koçman, çözümün “vida sıkmaya dayalı montaj ekonomisi” değil, yerli kaynakların katma değerli üretime dönüştürüldüğü bir kalkınma modeli olduğunu kaydetti.
BEKAMIZ AİLE YAPIMIZ
Toplumsal sorunlara da değinen Koçman, Türkiye’nin en büyük beka meselelerinden birinin aile yapısındaki bozulma ve doğum oranlarındaki düşüş olduğunu ifade etti. Bu durumun yalnızca dijital çağın etkisiyle açıklanamayacağını belirten Koçman, ekonomik sıkıntılar, kira artışları ve hayat pahalılığının aile yapısını olumsuz etkilediğini söyledi.
Gençlerin yaşadığı umutsuzluğun temelinde işsizlik ve liyakatsizlik olduğunu vurgulayan Koçman, bu durumun gençleri yasa dışı bahis ve kolay para tuzaklarına sürüklediğini iddia etti. Siyasette kullanılan dilin toplumu kutuplaştırdığını da savunan Koçman, “Türkiye’nin daha yüksek sesle bağıranlara değil, daha ölçülü konuşan liderlere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
HUKUK ÜSTÜNLÜĞÜ
Açıklamasının sonunda çözümün yalnızca söylemde değil, sahada uygulanacak adalet ve kalkınma hamlelerinde olduğunu belirten Koçman, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edildiği, demokratikleşmenin tüm kesimleri kapsadığı ve manevi kalkınmanın ekonomik kalkınmayla birlikte yürütüldüğü bir vizyonun oluşturulması gerektiğini söyledi.









