Ayşenur Elmacı'nın "Karasu'nun geleceği sokaklarda sıkışıyor" başlıklı köşe yazısı

Karasu gibi hızla büyüyen bir ilçede en çok konuşulan ama çoğu zaman çözümü ertelenen konulardan biri olan otopark sorununa değinmek istiyorum.

Karasu her geçen gün büyüyor. Yeni binalar yükseliyor, yeni yaşam alanları oluşuyor, nüfus artıyor. Bu gelişim elbette sevindirici. Bu büyümenin en büyük sorumluları da Karasu’ya yatırım yapan müteahhitlerdir. Bunu da inkar edemeyiz.

Ancak şehirleşmenin yalnızca bina yapmak olmadığını da artık kabul etmek gerekiyor.

Bugün Karasu'nun birçok mahallesinde aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Yeni yapılan apartmanların önleri araçlarla dolu. Sokaklar park alanına dönüşmüş durumda. İki aracın yan yana geçmekte zorlandığı yollar, gelişigüzel park edilen otomobiller nedeniyle zaman zaman tamamen kullanılamaz hale geliyor. Acil durumlarda bir ambulansın ya da itfaiye aracının geçişi bile ciddi bir sorun haline gelebiliyor.

Peki, bunun sebebi gerçekten araç sayısının artması mı?

Elbette araç sayısı artıyor. Ancak asıl sorun, bu artışın yıllar öncesinden öngörülmemesi. Yapılan birçok yeni binada otopark ya hiç bulunmuyor ya da mevcut otoparklar ihtiyacı karşılayacak kapasitede olmuyor. Sonuçta binanın yükü sokağa taşınıyor. Her yeni bina, sokaktaki park sorununu biraz daha büyütüyor.

Şehir planlaması yalnızca dört duvar örmek değildir. İnsanların rahat yaşayabileceği, güvenle hareket edebileceği yaşam alanları oluşturmaktır. Bugün yapılan bir hata, belki de onlarca yıl boyunca düzeltilmeye çalışılacaktır.

Karasu'nun özellikle yaz aylarında nüfusu katlanarak artıyor. Kışın bile zor yeten park alanları, yaz döneminde tamamen yetersiz kalıyor. İlçeye gelen misafirler araçlarını park edecek yer bulamıyor, mahalle sakinleri ise kendi evlerinin önüne araç bırakabilmek için uzun süre yer arıyor. Bu durum hem trafik düzenini bozuyor hem de ilçe yaşamının kalitesini düşürüyor.

Aslında çözüm zor değil. Yeni yapılacak projelerde otopark zorunluluğu uygulansa, denetimler daha sık yapılsa ve ihtiyaç duyulan bölgelerde ortak otopark alanları planlanmalıdır. Çünkü bugünden alınacak doğru kararlar, yarının sorunlarını azaltacaktır.

Karasu gelişmeye devam edecek. Bundan kimsenin şüphesi yok. Ancak önemli olan nasıl gelişeceğimizdir. Sadece bina sayısını artırarak mı, yoksa yaşanabilir bir kent oluşturarak mı?

Bir şehir, yüksek binalarıyla değil; insanına sunduğu yaşam kalitesiyle büyür.

Belki de artık sormamız gereken soru şudur:

Yeni binalar yapıyoruz... Peki, araçlarımızı nereye koyacağız?