Aman dikkat edelim!

Yakın zamanda sıklıkla duyduğum ve duyduklarım karşısında şaşırmaktan öteye gidemediğim bir konu hakkında yazıyorum. Son zamanlarda kullanımı artan esrarın yaşadığım yerde de artması ve insanların diğer insanlara zarar verecek boyuta ulaştığını öğrenmek beni çok üzdü. Özellikle gençlik yıllarında kullanıma başlanılan bu durum önlenilemezse sonuçları çok ağır olmaktadır. Gençlerle sık sık konuşulmalı ve esrarın içeriğinde bulunan psikotik deneyimler yaşamaya sebebiyet veren madde hakkında bilgilendirme yapılmalıdır.


Yaptığım bir kaç küçük araştırmaya göre esrarın ya da halk dilinde ot olarak ta bilinen maddenin sigara içine sarılarak tüketildiği lakin sigaraya göre bayık ve keskin bir ot kokusunun olduğunu öğrendim. Kova ya da bong adı verilen bir yöntemle buharının içe çekildiği bu maddenin kek, lolipop, şeker ve diğer gıdalara da katılarak tüketildiği bilgisini edinmiş oldum. Gençlik yıllarının başlangıcı olan ergenlik dönemi büyümenin en hızlı geliştiği, bireyin benliği için araştırma içinde olduğu, değişik şeyleri denemek istediği, keşfetme ihtiyacı ile risk aldığı yıllar önemlidir.

Beyinle ilgili yapılan araştırmalar 18 yaşında beyin gelişiminin durmadığını, gelişime devam ederek 20’li yaşlarının ortalarına kadar devam ettiğini gösteriyor. Beynin mantık yürütmesi, karar vermesi, görevleri organize etmesi ve hormonların düzene oturması bu dönemlerde oluşuyor. ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlayan keşfetme, deneme arzusu ve merakla birlikte kalıcı zarar verebilecek madde kullanımına başlanmamalıdır. Gençlerde kullanılan madde beyne direkt etki ederek beynin yapısında kalıcı zararlara sebep olmaktadır. Kişi problem çözmede zorluklar yaşarken düşünmesi engelleniyor. Hafıza fonksiyonları ciddi bozulmalar yaşıyor böylece hatırlama, akılda tutma gibi sorunlarda beraberinde geliyor. Koordinasyonda bozulma yaşayan birey, dikkati sürdürmekte zorluk yaşıyor.

Kişinin beden sağlığını, sosyal hayatını, okul başarısını da olumsuz etkiliyor. Kimi zaman panik atak, şaşkınlık gibi psikolojik sorunlar kalıcı olabiliyor. Sık kullanımı devamında kalp ve dolaşım bozuklukları beraberinde kalp krizi riski artmaktadır. Esrar bağımlılık yapmaz düşüncesi asla doğru olmamakla birlikte, araştırmalar 6 gençten 2’sini bağımlı olduğunu göstermektedir. Bağımlılıkla birlikte kişi bırakmak istediğinde dahi bırakamıyor.


Çocuklara sahip çıkalım.
Gençlere sahip çıkalım.
Hatta biz, birbirimize ve insanlığımıza sahip çıkalım. Koruyalım, kollayalım, bilgilenip bilgilendirelim, biz ‘biz’ oldukça güçlü toplumlara evrimleşiriz.

YORUM EKLE