Ali Keskinsoy'un "Berat Kandili: Affa açılan gece, yeni bir başlangıç" başlıklı köşe yazısı
Berat Kandili nedir, Kur’an’da var mıdır?
Değerli okuyucularımız;
Mübarek geceler, Müslümanlar için sadece takvimde işaretli günler değil; aynı zamanda kalbin silkelenip kendine geldiği, insanın Rabbine yöneldiği önemli duraklardır. Bu gecelerden biri de Berat Kandilidir. Peki sıkça sorulan bir soru vardır: “Berat Kandili Kur’an’da var mıdır?”
Kur’an-ı Kerim’de “Berat Kandili” ismiyle özel bir gece zikredilmez. Ancak alimlerin büyük bir kısmı, Duhan Suresi’nin ilk ayetlerinde geçen “mübarek gece” ifadesinin, Şaban ayının on beşinci gecesi olan Berat Gecesi’ne işaret ettiğini belirtmişlerdir.
Yüce Rabbimiz Kur’an’da şöyle buyurur:
“Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli iş hükme bağlanır.” (Duhan, 44/3-4 meali)
Bu ayet, o gecede kaderle ilgili birçok hükmün ilahî takdirle belirlendiğine işaret etmektedir. İşte bu sebeple Müslümanlar, asırlardır Berat Gecesi’ni ibadetle ihya etmiş, affa ve bağışlanmaya yönelmiştir.
Berat Kandili neden önemlidir, ne yapmalıyız?
“Berat” kelimesi; arınmak, temize çıkmak, borçtan ve suçtan kurtulmak anlamlarına gelir. Berat Kandili, kulun Rabbine yönelip “Ya Rabbi, beni affet” dediği, geçmişine sünger çekmek için büyük bir fırsat yakaladığı gecedir.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Berat Gecesi’nin önemine dikkat çekmiş ve bu geceyle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
“Şaban ayının on beşinci gecesi Allahuteala kullarına rahmetiyle tecelli eder ve müşrik ile kin tutan kimse dışında herkesi bağışlar.”
Bu hadis bize çok açık bir mesaj vermektedir:
Berat Gecesi affın gecesidir; ancak kalbinde kin, nefret ve düşmanlık taşıyanlar bu affın dışında kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu sebeple bu geceye sadece namazla değil, temiz bir kalple girmek gerekir.
Berat Kandili’nde yapılması tavsiye edilen ibadetler şunlardır:
– Samimi bir tövbe ile Allah’a yönelmek,
– Bol bol istiğfar etmek,
– Kur’an-ı Kerim okumak,
– Namaz kılmak,
– Dua etmek,
– Kul hakkı varsa helalleşmek.
Yüce Rabbimiz Kur’an’da şöyle buyurur:
“Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar.” (Zümer, 39/53 meali)
Bu ayet, Berat Gecesi’nin ruhunu en güzel şekilde özetlemektedir. Çünkü bu gece, umudun diri tutulduğu bir gecedir.
Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Berat Gecesi’nin gündüzünde oruç tutulmasını da tavsiye etmiştir. Bu da gecenin sadece bir anlık değil, hayatın tamamına yayılan bir bilinç kazandırması gerektiğini göstermektedir.
Berat’tan sonraki hayatımız nasıl olmalı?
Değerli kardeşlerim;
Berat Kandili gelip geçici bir duygu yoğunluğu değildir. Eğer bu gece gerçekten “berat” almak istiyorsak, yani affedilmiş kullardan olmak istiyorsak, Berat’tan sonraki hayatımızda bir değişiklik olması gerekir.
Şu soruları kendimize sormamız gerekir:
– Namazla aram nasıl?
– Haramdan uzak duruyor muyum?
– Dilime, gözüme, kalbime dikkat ediyor muyum?
– Kul hakkına hassasiyet gösteriyor muyum?
Çünkü gerçek berat, sadece o gece ağlamak değil; o geceden sonra günaha dönmemeye niyet etmektir.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Allah, bir toplumu onlar kendilerindeki hali değiştirmedikçe değiştirmez.” (Ra’d, 13/11 meali)
Yani Berat Gecesi bir başlangıçtır. Affa layık olmak kadar, affı koruyacak bir hayat sürmek de önemlidir. Kin tutmayan, helal-haram çizgisine dikkat eden, ibadetini ihmal etmeyen bir hayat; Berat’ın gerçek meyvesidir.
Berat Kandili; geçmişi temizleme, geleceği düzeltme gecesidir. Bu geceyi vesile kılarak kalbimizi arındıralım, yönümüzü yeniden Allah’a çevirelim. Çünkü yarın değil, bugün tövbe etmenin zamanıdır.
Rabbimiz bizleri;
– Affa mazhar olanlardan,
– Kalbi temizlenenlerden,
– Berat’tan sonra hayatını güzelleştirenlerden eylesin.
Ramazan-ı Şerif’e tertemiz bir gönülle ulaşmayı hepimize nasip etsin.
Amin.
Next


