Ali Keskinsoy'un "Aşure Günü’nü kaçırmayalım" başlıklı köşe yazısı
Muharrem ayı, hicri yılın ilk ayıdır. Aynı zamanda İslam tarihinde önemli hadiselerin yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Bu ayın en faziletli günlerinden biri ise hiç şüphesiz Aşure Günü’dür.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Muharrem ayının faziletine dikkat çekmiş ve bu ayda tutulan nafile oruçların değerini bizlere haber vermiştir. Özellikle Aşure günü tutulan oruç hakkında şöyle buyurmuştur:
“Allah’tan umarım ki Aşure günü tutulan oruç, bir önceki yılın günahlarına kefaret olur.”
Elbette burada kastedilen, kul hakları dışındaki küçük günahlardır. Ancak bu müjde bile Aşure gününün ne kadar büyük bir fırsat olduğunu göstermeye yeterlidir.
Bu yıl Aşure Günü 25 Haziran Perşembe gününe denk gelmektedir. Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Yahudilere benzememek için sadece onuncu günü değil, öncesi veya sonrasıyla birlikte oruç tutulmasını tavsiye etmiştir.
Bu sebeple en güzel uygulama; 24-25-26 Haziran tarihlerinde, yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri peş peşe üç gün oruç tutmaktır. Gücü yetmeyenler ise 24-25 Haziran veya 25-26 Haziran tarihlerinde iki gün oruç tutabilirler.
Bugün insanlar sağlık için diyet programları uyguluyor, spor salonlarına gidiyor, bedenlerini korumak için büyük gayret gösteriyor. Oysa ruhumuzun da gıdaya ihtiyacı vardır. Oruç, sadece mideyi değil; dili, gözü, kalbi ve nefsi de terbiye eden eşsiz bir ibadettir.
Aşure Günü bizlere sadece oruç tutmayı değil, aynı zamanda muhasebe yapmayı da hatırlatır. Geçen bir yılın hesabını yapmak, hatalarımız için tövbe etmek, kırdığımız gönülleri onarmak ve Rabbimize yönelmek için önemli bir fırsattır.
Bugün dünyanın birçok yerinde Müslümanlar sıkıntılarla mücadele ediyor. Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve dünyanın farklı bölgelerinde kardeşlerimiz zor günler geçiriyor. Böyle zamanlarda dua etmek, ümmet bilincimizi diri tutmak ve kardeşlerimizi unutmamak da Aşure gününün manevi iklimine uygun davranışlardan biridir.
Bu mübarek günlerde bol bol Kur’an okuyalım. Tövbe ve istiğfar edelim. Anne babamızın duasını alalım. Komşularımızı, akrabalarımızı ve ihtiyaç sahiplerini unutmayalım. Çünkü Allah’ın rahmeti bazen samimi bir gözyaşında, bazen içten yapılan bir duada, bazen de bir yetimin yüzünü güldürmekte gizlidir.
Geliniz, bu büyük fırsatı kaçırmayalım. Bir günlük veya birkaç günlük dünya meşgalesi için gösterdiğimiz gayreti, ebedi hayatımız için de gösterelim.
Rabbim Muharrem ayını, Aşure Günü’nü ve tutacağımız oruçları hakkımızda hayırlı kılsın. Bu mübarek günleri af, mağfiret, bereket ve rahmete vesile eylesin.



