Uğur Büyük'ün "Siyasette transfer dönemi" başlıklı köşe yazısı

14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerinde 263 milletvekili çıkaran AKP, seçimlerin ardından muhalefet partilerinden (İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi ve CHP) ayrılan veya bağımsız hareket eden vekillerin katılımıyla sandalye sayısını 277'ye yükseltmiştir. Bu süreçte AK Parti'ye toplam 14 milletvekili katılmıştır. Gelecek hafta Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın da katılacağı söyleniyor. Toplam transfer sayısı 15’i geçecek gibi duruyor.

31 Mart 2024 Yerel Seçimleri'nde AKP, Türkiye genelinde toplam 541 belediye başkanlığı kazanmıştır. Yerel Seçimlerin ardından muhalefet partilerinden veya bağımsız olarak seçilen toplam 76 belediye başkanı AK Parti'ye katılmıştır. Katılan belediyelerin 1'i büyükşehir, 44'ü ilçe ve 31'u belde belediyesidir. Transferlerin ardından belediye sayısı 620’yi bulmuştur.

Demokratik sistemlerde seçmen yalnızca bir kişiye oy vermez. Aynı zamanda bir programa, bir siyasi kimliğe, bir dünya görüşüne ve bir partiye de destek verir. Özellikle Türkiye gibi parti aidiyetinin güçlü olduğu ülkelerde seçmenin tercihi büyük ölçüde siyasi partiler üzerinden şekillenir. Çoğu ilde seçmen kendi partisinin milletvekili sıralamasını ve isimlerini dahi bilmez.

Bu nedenle herhangi bir siyaset adına alınan oyların daha sonra bambaşka bir siyasete evrilmesi, en hafif ifadeyle o oyları veren seçmene karşı bir saygısızlıktır.

Elbette insanlar fikir değiştirebilir.

Siyasetçinin bulunduğu partiyle fikir ayrılığı yaşaması son derece doğaldır. Hiç kimse ömür boyu aynı siyasi düşüncede kalmak zorunda değildir. Hee tabi söylemeden geçemeyeceğim ya Silivri ya AKP rozeti tehdidine boyun eğmek zorunda kalanda birçok siyasetçi olduğu muhalefet parti liderleri tarafından açıkça söylenmektedir.

Ancak fikir değiştirmek başka, seçmenin verdiği emaneti başka bir siyasi yapıya taşımak başkadır. Bir milletvekili ya da belediye başkanı gerçekten temsil ettiği siyasi hareketten kopmuşsa bunun en doğru yolu bellidir. İstifa eder.

Bağımsız olarak görevine devam eder.

Sonraki seçimde yeni tercih ettiği parti adına halkın karşısına çıkar ve yeniden yetki ister. Asıl demokratik tutum budur. Böylece hem düşünce özgürlüğü korunur hem de seçmenin iradesi farklı bir siyasi adrese taşınmamış olur.