Hasret Aksoy'un "Yeni dünya düzeni: Fıtrata müdahale ve dijital kölelik" başlıklı köşe yazısı

​Dünya bugün büyük bir kuşatmanın eşiğinde. Bir konu gündeme geldiğinde durup düşünmemiz lazım; Kur’an buna ne der? Peygamberimizin ve Sahabe efendilerimizin hayatı neyi işaret eder? Ve elbet, Erbakan hocamız bu konuda ne dedi? Unutmamalı ki büyüklerin öldükten sonra kılıçları daha keskin olur. Bugün o kılıcın neyi kestiğini daha net görüyoruz.

​Nefsimiz ve ihtiraslarımız her daim kötülüğü emrederken, bizler şeytandan ziyade ölene kadar sürecek bir imtihanın içerisindeyiz. Siyonizm kabuk değiştiriyor ama plan baki. Rockefeller’ın Özgürlük Heykeli altında yaşadığı o karanlık strateji, bugün yeni bir yol haritasıyla, farklı planlarla karşımıza çıkıyor. Yanlışlar inşa edilerek değil, ancak ıslah edilerek çözülür; lakin onlar ıslahı değil, fıtratı bozmayı seçtiler.

​Hindistan’dan yayılan şer bildirisi

​Yeni Dünya Düzeni’ni inşa etmek için düğmeye bastılar. Hindistan’daki G20 zirvesinde, Türkiye’nin de içinde bulunduğu "Servis Bildirisi" yayınlandı. Bu bildirinin özü bellidir: Tek devlet yapısı. Bu yapıya giden yolda üç temel madde ile saldırıyorlar:

1.Dijitalleşme: Düşünmeyen, robotlaştırılan, tek merkezden yönetilen bir insanlık hayal ediyorlar. Çocukları ve gençleri bu sisteme entegre etmek için aşamalı oyunlar kurdular. Dijital kumar bağımlılığı, beynimizin yapısını geri dönülemez şekilde etkiliyor. Sosyal medya ve dijitalleşme üzerinden ABD savunma sanayine sermaye sağlayan bu düzen, aslında bir zihin savaşıdır. “Akletmez misiniz? Düşünmez misiniz?” ayetine muhatap olan bizler, bu süreci iyi okumalıyız.

2.Cinsiyetsizleştirme Çalışması: Bu sadece bir yaşam tarzı tercihi değil, planlı bir saldırıdır. 20 ülke başkanı imzaladı, dernekler kuruldu, hukuk zemini hazırlandı. Uluslararası ticaret yapan kurumlara dahi bu sapkınlığı çalıştırma zorunluluğu getirildi. Özgürlük maskesiyle gençlere sunulan bu tuzak, doğrudan fıtrata müdahaledir.

3.İklim meselesi ve tarım-hayvancılık tasfiyesi: Küresel ısınma ve su krizi söylemleriyle büyükbaş hayvancılığı bitirip yapay et sürecini başlattılar. Bill Gates 20 yıl önceden bu endüstriyi kurmuştu bile. Bugün "Karbon Ayak İzi" adı altında fıtrata müdahale ediyorlar. ABD ve Avrupa’da hayvancılık yok edilirken, ülkemizdeki üretime kısıtlama getirmekle de yetinmiyorlar; yapay güneş gibi projelerle doğanın dengesine saldırıyorlar.

Şeytanın ilahlaşma projesi

​Tüm bu çabaların tek bir nihai hedefi var. Dinsizleştirme! Dinden kopmuş bir Hristiyan, bir Yahudi ve en nihayetinde Müslüman istemiyorlar. Bu, şeytanın ilahlaşma projesidir. Allah’ın varlığını ortadan kaldırıp şeytanı tanrı edinme operasyonudur. Acı olan ise şudur. Dünyayı dinsizleştirme çalışmasını, bizzat "Ben Müslümanım" diyen insanların üzerinden yürütüyorlar.

​Çözüm: Kendi kodlarımıza dönmek

​Bizim yaptığımız ise bu bedensel ve ruhsal mücadelenin karşısında dimdik durmaktır. Yeni bir dünya, Adil Düzen, hakça paylaşım ve faizsiz bir sistem ancak İslam Birliği ile mümkündür. Temelinde İslam olmadığı zaman dünya dönmüyor, huzur bulmuyor.

​Kendi kodlarımıza dönmemiz gerekiyor. Çünkü bu savaş sadece bir teknoloji ya da iklim savaşı değil; bu, fıtratın korunması savaşıdır.