Hasan Kar'ın "Anı yaşayacağız, geçmişe sahip çıkacağız" başlıklı köşe yazısı
Uzun yıllar önce nasıl olmuş, kimin döneminde olmuş inanın hiç merak etmedim; zaten olan olmuş. İyi günler, iyi haftalar.
Kıymetli okurlar, geçmişe, yirmi otuz yıl geriye Karasu’da döndüğümüzde ilçemizi şöyle bir kafanızda canlandırın. Trafiğe açık bulvar, Akbank’ın orada biten hareketlilik ve yoğun insan hareketliliğinin olduğu yer Garanti Bankası civarıydı. Eski tabir ile “Samanyolu” diye tabir edilen cadde, şimdi yanılmıyorsam Vatan Caddesi’ydi. Garajın oradan, şu anki Opet’in olduğu bölüme kadardı. Dükkan da yoktu zaten, bir Simitçi Sedat vardı o mevkide; oradan aşağısı dikenlikti.
Kendi mahallem olan Kuzuluk, ilk yerleşim olarak Boşnaklar tarafından; şu anki Boşnak Camii yani Tüccarın Bayırı’ndan çıktıktan sonra Karaca bayırına doğru yerleşmişlerdi. Bir de Boşnaklar’dan sonra Yukarı Mahalle’ye Trabzon’dan gelenler, eski gelenler ise Elmalı Camii ekseninde yerleşim olmuştu.
Keza Aziziye sadece Gürcülerin yaşadığı bir mahalleydi. Tıntın civarı, Şehit Atıf Ödül Caddesi’ne kadar bir yerleşim vardı, oradan ötesi tek tük bir durumdu. Kabakoz genellikle yerli Türklerin, manavların oturduğu bir mahalleydi. Merkez Camii, Vergi Dairesi civarı, Sağlık Ocağı sırtları, şu anki Ziraat Bankası yerine kadar yerleşim vardı. Ziraat Bankası’ndan öteye ev nadir vardı.
Ben 90’lı yılların başında Kur’an kursuna giderken, şu anki yatılı olan yer ama o zaman yatılı değildi; her sabah Kuzuluk’tan iner yürürdüm. “Almalı” diye tabir edilen bir yer vardı, yolun altı; şu anki Ziraat Bankası’nın olduğu yerin az ilerisi ve karşısı bomboştu her yer.
Yenimahalle Mahallesi’nde köprü–fener arası çok değişime uğramadı ama buranın hemen dışında kalan tüm yerler yapılaşma oldu ve oluyor. Çok hızlı bir yapılaşma konusunda gelişti. Ama aslında imkan olsa bazı yerlerin dokusu hiç bozulmasın diye bir şeyler geliştirilse; uygulama yapılan bazı yerlerde var.
Gelelim Yalı Mahallesi’ne… Çok eski oturumu yok gibi bir şeydir. Oranın şu an eski dediğimiz aileler, sülaleler ikinci mahallesidir aslında. Mesela Arslanlar, Hamartlar, Aygüneşler… Başka var mı, varsa da benim şu an aklımda olanlar bunlar. Önümüzdeki süreçte bir yazı daha yazacağım, orada unuttuğum, atladığım bir şey varsa yazarım.
Şimdi dedim ya, Yalı nüfus olarak, yerleşim olarak bomboş bir mahalleydi. Özsu, Bayazıt, Ekşioğlu, Şerman… Bitti, bu kadar. Sonra müteahhit işleri başlayınca bir hareket, bir sirkülasyon derken bugünkü halini aldı.
Eski yıllara, eski şarkılara olduğu gibi hep bir özlem vardır ama yapacak ve elden gelen bir şey de yoktur. Anı yaşayacağız, geçmişe sahip çıkacağız, geleceğin de hesabını yapacağız.
Şimdi yazımın başında bahsettim, 675’likler… Tabii o yıllarda deniz ile bu arsaların mesafeleri baya baya açıktı. Gelinen nokta; deniz erozyonu sebebi şu veya bu, burada artık olan oldu, deniz sıfır noktasına geldi. Bazı yapılar ciddi risk altında. İnsanlar kumsaldan giderken evin etrafından dolaşmak durumunda kalıyordu.
Uzun yıllardan beri bu yapı sahiplerinin bir hikayesi de var tabii ama alınan da bir karar var. Hayırlısı olsun diyelim.
Next


