Z kuşağı çocukları

Z kuşağı aslında 2000 yılından günümüze uzanan bir kuşağı anlatıyor. Teknolojinin kucağına doğan Z kuşağı için internet kuşağı betimlemesi yapılıyor.

Z kuşağı çağımızın milenyum çağı çocuklarıdır. Haliyle teknolojinin de verdiği yetkiye dayanarak hızlı ve analitik düşünme yetisini bünyelerinde barındırırlar. Ancak bu yetilerini kullanma becerileri bireyseldir. Ekip çalışmalarına katılmak istemezler.

Özgüvenleri son derece yüksek olan Z kuşağının özgürlük konusunda keskin çizgileri vardır. Özgürlüklerine ve bağımsız olmaya karşı meyilleri vardır.

Özgürlüklerinin kısıtlanmasından ve konfor alanlarına müdahaleden hoşlanmazlar. Özgüvenleri çok yüksek seviyededir ve başaramayacakları bir şey olduğuna inanmazlar.

Toplumsallaşma gibi bütünleşmeler onlara göre değildir daha çok bireysel olmaya önem verirler. İletişimleri zayıftır ve kuralların onlar için bir bağlayıcılığı olduğu söylenemez. Ailelerinin ya da akrabalarının izinden gitmek ve yol almak yerine kendi yollarını çizmeyi ister. Çaba harcamak, öz verili olmak, emek vermek gibi kavramlar Z kuşağı için pek geçerli olmaz çünkü çok hırslı bireyler değildirler.

Teknolojinin içine doğan bu nesil, bilgiye erişimin hızına da müpteladır. Bilgiye çok çabuk ulaşmaya alışık olduklarından hızlı yaşamaya da aşinalardır. Bu nedenle çok çabuk sıkılabilirler, onları oyalamak çok da kolay değildir. Farklı sosyolojik gruplarla ilişki kurma konusunda başarılıdırlar aynı zamanda haklarını arama konusunda da oldukça etkindirler. Kendilerine yapılan bir haksızlığa karşı sessiz kalmak Z kuşağına göre değildir. Çünkü onlar mutlaka haklarını ararlar. Z kuşağının hayal dünyasında çok fazla geniştir. Pasif bir nesil değil aksine isteklerinde sonuna kadar direten bir nesildir diyebiliriz. Haklı olduğu konularda asla geri adım atmaz.

Z kuşağını nasıl yöneltiriz?

* Görev adamı olarak kullanmak yerine yaratıcılıkları konusunda onları serbest bırakın.

* Ödüller her zaman motive edicidir. Yaptıkları olumlu şeylerde onları mükâfatlandırabilirsiniz. Bu onları biraz daha azimli yapabilir.

* Yüz yüze iletişim kurmanın önemine inanın. İletişimlerini sadece teknolojiyle sınırlandırmamalıyız.

* Evet, teknoloji çocukları olabilirler ancak tüm dünyaları mesajlaşmak üzerine kurulu değil.

* Seslerini duyuracak insanların varlığı onları güvende hissettirebilir. Bu nedenle doğrusunda yanlışında mutlaka yüz yüze konuşmayı tercih edin.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Aylin Şentürk
Aylin Şentürk - 4 hafta Önce

Hülya hocam her haftaya bizimle bilgi paylaşıyorsunuz ve her hafta bu hafta ne yazacak diye bekliyorum inanın. Yazılarınızdan kendime bir yol buluyorum ve çocuklarıma o şekilde davranmaya çalışıyorum . Teşekkür ederim size