Ali Keskinsoy'un "Gönül kırmak kolay, gönül yapmak zor" başlıklı köşe yazısı

Değerli okuyucularım,

İnsanın elinde bazen bir söz, bir bakış, bir davranış vardır. Söylenmesi birkaç saniye sürer ama karşıdaki insanın kalbinde yıllarca iz bırakabilir. Çünkü gönül kırmak kolay, gönül yapmak zordur.

Bazen düşünmeden söylediğimiz bir söz, bazen öfkeyle yaptığımız bir davranış, bazen de önemsemeden söylediğimiz bir cümle karşımızdaki insanı incitebilir. Biz belki birkaç dakika sonra unutabiliriz; fakat kırılan gönül, o sözü uzun süre taşıyabilir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Güzel bir söz ve bağışlama, arkasından gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır.”

(Bakara, 263)

Demek ki güzel söz sadece bir nezaket değil, aynı zamanda bir iyiliktir.

Bugün ailemizde, iş yerimizde, komşuluklarımızda ve sosyal hayatımızda en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri de budur: Birbirimizi kırmadan konuşabilmek.

Haklı olduğumuzu düşündüğümüzde bile karşımızdakini incitmek zorunda değiliz. Bir yanlışı düzeltirken insanın onurunu zedelememek, nasihat ederken küçümsememek, öfkelenince dilimize sahip çıkmak büyük bir erdemdir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Müslüman, elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kimsedir.”

Öyleyse kendimize şu soruyu sormalıyız: Benim elimden ve dilimden çevremdeki insanlar güvende mi?

Bir anne-babanın evladına söylediği söz, bir eşin eşine karşı kullandığı ifade, bir komşunun diğerine yaptığı davranış, bir arkadaşın arkadaşına söylediği cümle… Bunların hepsi insanın gönlünde iz bırakır.

Gönül yapmak ise bazen çok kolaydır: Bir “Allah razı olsun”, bir “Hakkını helal et”, bir “Nasılsın?”, bir tebessüm, bir hal hatır sorma…

Belki bizim için küçük görünen bir iyilik, başka bir insan için o günün en güzel hatırası olabilir.

Hayat kısa. İnsanların gönlünü kırarak geçireceğimiz zaman, gönül kazanmak için kullanabileceğimiz zamandan çalmasın.

Unutmayalım; duvarı yıkmak kolaydır, yeniden yapmak zordur. Gönlü kırmak kolaydır, yeniden kazanmak zordur.

Bu yüzden konuşmadan önce düşünelim, öfkelenince susmayı bilelim, hata yaptığımızda özür dilemekten çekinmeyelim. Bize yapılan iyiliği unutmayalım, bize yapılan kötülüğü ise affedebildiğimiz ölçüde affedelim.

Çünkü güzel bir hayat, sadece çok şey kazanmakla değil; güzel gönüller kazanmakla mümkündür.

Rabbim bizleri gönül kıranlardan değil, gönül yapanlardan eylesin.