Ali Keskinsoy'un "İyi insan olmak yetmez, salih insan olmak gerekir" başlıklı köşe yazısı
Günümüzde sıkça duyduğumuz bir söz var: “Ben iyi bir insanım. Kimseye kötülüğüm yok.” Elbette iyi insan olmak çok kıymetlidir. Güzel ahlak, merhamet, dürüstlük ve yardımseverlik bir Müslümanın en önemli özelliklerindendir. Ancak Kur’an-ı Kerim bize sadece iyi insan olmayı değil, salih insan olmayı öğretir.
Peki salih insan kimdir?
Salih insan; sadece insanlara iyilik yapan değil, aynı zamanda Allah’a karşı kulluk görevini de yerine getiren kişidir. İyiliğini Allah’ın rızası için yapar, namazını kılar, haramdan sakınır, helal lokmaya dikkat eder ve güzel ahlakını ibadetiyle tamamlar.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Kim iman eder ve salih amel işlerse, onun mükâfatını asla zayi etmeyiz.” (Kehf Suresi, 30)
Dikkat edelim… Rabbimiz sadece “iyi işler yapan” demiyor; iman eden ve salih amel işleyen buyuruyor. Çünkü iman ile amel bir bütündür. Biri olmadan diğeri eksik kalır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur:
“Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil; kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim)
Bugün çevremizde yardımsever, dürüst ve güler yüzlü insanlar görebiliriz. Bunlar elbette çok değerli özelliklerdir. Fakat Müslümanın farkı, bütün bu güzellikleri Rabbinin emrine uyarak yapmasıdır. Çünkü salih insan, insanlardan alkış beklemez; Allah’ın rızasını kazanmayı hedefler.
Namazını ihmal etmeyen, anne babasına hürmet eden, kul hakkından titizlikle sakınan, komşusuna iyilik eden, dilini gıybetten koruyan, ticaretinde dürüst davranan bir mümin… İşte Kur’an’ın tarif ettiği salih insan budur.
Bugün toplum olarak en büyük ihtiyacımız, sadece iyi insanlar değil; imanı güçlü, ahlakı güzel, ibadetiyle örnek olan salih insanlardır. Çünkü salih insanlar çoğaldıkça aileler huzur bulur, komşuluk güçlenir, toplum güven kazanır ve nesiller sağlam değerlerle yetişir.
Kendimize şu soruyu sormaktan çekinmeyelim: “İnsanlar bana iyi diyor; peki Rabbim beni salih kullarından görüyor mu?” Asıl önemli olan budur. İnsanların övgüsü geçicidir; Allah’ın rızası ise ebedidir.
Geliniz, iyiliğimizi imanla süsleyelim, ahlakımızı ibadetle güzelleştirelim ve hayatımızı Kur’an ile şekillendirelim. O zaman sadece iyi bir insan değil, Allah’ın razı olduğu salih bir kul olma yolunda önemli bir adım atmış oluruz.
Rabbimiz bizleri; imanını ameliyle, ibadetini güzel ahlakla tamamlayan, çevresine güven veren ve ardında hayırla anılan salih kullarından eylesin.



