Uğur Büyük'ün "Discombobulator" başlıklı köşe yazısı

"Discombobulator" kelimesi İngilizceden gelir ve aslında biraz muzipçe, biraz da karmaşık bir tınısı vardır. Temel olarak "aklını karıştırıcı" veya "sersemletici" bir şey ya da kişi anlamına gelir. Bu kelime hayatımıza Sherlock Holmes filmlerinde girmişti fakat şu an bambaşka bir şeyle yeniden gündemde.

Donald Trump, “The Discombobulator” adını verdiği gizemli bir silaha dair yeni ayrıntılar paylaştı. Trump, bu silahın Nicolas Maduro’nun yakalanmasında kullanıldığını ve ABD’nin düşmanlarına karşı da bir araç olabileceğini öne sürdü. Silahın, “düşman ekipmanlarını çalışmaz hale getirdiğini” söyleyen Trump, etkinliğini övdü. “Roketlerini fırlatamadılar,” diyen Trump, “Rus ve Çin yapımı roketleri vardı ama tek bir tanesini bile ateşleyemediler” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, “Biz girdik, düğmelere bastılar ama hiçbir şey çalışmadı. Bize karşı tamamen hazırdılar” dedi.

Venezuelalı bir asker, "Bir anda radarlarımız kesildi, ardından da bir ses dalgası fırlatıldı. Başımın içeriden patladığını hissettim. Hepimizin burnu kanadı. Bazılarımız kan kustu. Hareket edemedik" ifadelerini kullanmıştı. Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu korumakla görevli askerlerden biri de operasyon gecesini anlatırken, nöbette olan asker arkadaşlarının bir anda yere düşüp etkisiz hale geldiğini ardından da helikopterden inen sadece 20 kişilik Amerikalı özel timin, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini yakaladığını söyledi.

Anlaşılan o ki modern savaş dönemi için ilk olarak hayatımıza giren dronlardan sonra sıra robotlara gelecek gibi görünüyordu. Fakat ABD’nin operasyonda kullandığı bu gizli silah acaba ellerinde başka ne tür silahlar var sorusunu doğuruyor. Ve diğer büyük ülkelerde? Uzun zamandır artık asker sayısının savaşlarda pek önem teşkil etmediği teknolojisinin yüksek olduğu ülkelerin gücü elinde tuttuğu aşikardı. Bu bir dönem uçak gemisi olanların yüksek avantajda olduğu, bir dönem nükleer silah yapabilenlerin elinde tuttuğu şimdi ise henüz bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz tür silahların yapılabildiği bir döneme girmiş bulunmaktayız.

Maalesef her şey gibi savaş teknolojisi de gelişiyor. Yıkım güçleri inanılmaz boyutlara ulaştı. Örneğin; Nükleer silahların gücü Kiloton (1.000 ton TNT) veya Megaton (1.000.000 ton TNT) ile ölçülür.

-Hiroşima (Little Boy): Yaklaşık 15 Kiloton gücündeydi.

-Modern standart (Örn: Trident II füzesi): Tek bir savaş başlığı yaklaşık 455 Kiloton gücündedir.

-En güçlü deneme (Tsar Bomba): Sovyetler tarafından test edilen bu bomba 50 Megaton (50.000 Kiloton) gücündeydi. Yani Hiroşima'nın yaklaşık 3.333 katı.

Hiroşima’ya atılan bombanın çapı 1,5-2 kilometre iken şu anki bombaların çapı 5-7 kilometreye ulaştı. Buda şimdiki nüfus oranlarını düşünürsek o zaman atılan bomba 70-80 bin kişiyi öldürecek boyuttayken şimdikiler milyonları öldürebilir.

Umuyorum dünyadaki gerginlik ve savaşlar bir an önce son bulur. Artık bu çağda savaş konuşmak çok anlamsız gelmeli herkese. Çok daha büyük sorunlarımız var. Dünya devletleri bunlara odaklanmalı. Açlık, kıtlık, susuzluk, küresel ısınma, vebalar, salgınlar, hastalıklar saymakla bitmeyecek problemlerimiz var…