Hangisinden vazgeçeceğiz?

Karasu’da yıllardır bulvar krizi süregeliyor. Karasu’da bir meydan yok. Stant açılan yer aynı, çelenk bırakılan yer de... kan verdiğimiz yer aynı, basın açıklaması yaptığımız yer de... Elimiz arkamızda gezdiğimiz yer ile sergi açılan veya aşure dağıttığımız yer de aynı.

Karasu’nun tüm etkinlikleri Atatürk Bulvarı’nın girişine sıkışmış kalmış durumda. Hem de sadece birkaç metre kare alana.

Mehmet İspiroğlu döneminde Atatürk heykelinin bulunduğu yerden kaldırılarak o zamanki adıyla Kentpark’a alınması gündeme geldi, yer yerinden oynadı.

Bugün bir çadır kursan heykel kapanıyor, stant açsan olmuyor, koca otobüs her pazartesi orada, esnaf şikayetçi, yani kimseye yaranılamıyor o alanda ama her şey orada görülüyor.

İlçenin ‘kent meydanı’ olarak düşünülen yer otopark ve cami oldu. Başbuğ Alparslan Türkeş Parkı kent meydanına dönüştürülemedi. Neticede sıkıştık kaldık bulvarın girişine.

Çok zor değil. Atatürk Bulvarı’nın adına simge olan büst, bulvarın üst kısmında oysaki. Bulvara Çark Caddesi havası verildi, ama girişinde duvar gibi heykel ile eşi görülmemiş bir mimari ortaya çıktı.

Kimsenin Ata’mızın anıtını ortadan kaldırma gibi bir niyeti yok ama o anıt bulunduğu yerden kaldırılsa ve daha dikkat çeken bir şekliyle Türkeş parkına alınmış olsa, park da kent meydanına dönüştürülse tüm bu anlık ve uzun süreli sancılara da son verilmiş olunacak. Çok da bir maliyeti olmadan hem de.

Atatürk Bulvarı girişi de mini bir kent meydanı görevini sırtından atacak. Tüm etkinlikler Türkeş Parkı’nda yapılarak ilgiyi o bölgeye çekecek. Naçizane bir tavsiye...

YORUM EKLE